Developing countries türkçesi Developing countries nedir
- Gelişen ülke.
- Az gelişmiş ülkeler.
- Gelişmekte olan ülke.
- Sanayileşen ülkeler.
- Gelişmekte olan devletler.
- Gelişmekte olan ülkeler.
- Kalkınmakta olan ülkeler.
Developing countries ile ilgili cümleler
English: Japan guaranteed a 2 billion yen aid package to developing countries.
Turkish: Japonya gelişmekte olan ülkelere 2 milyar yenlik bir yardım paketini taahhüt etti.
English: Advanced countries must give aid to developing countries.
Turkish: Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.
English: 98% of hungry people live in developing countries.
Turkish: Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.
Developing countries ingilizcede ne demek, Developing countries nerede nasıl kullanılır?
Developing : İnkişaf. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Developman. Gelişmekte olan. Gelişen. İlerleyen. Geliştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açındırma.
Countries : Ülke. Arazi. Köy. Sayfiye. Toprak. Ülkeler. Diyar. Memleket. Taşra.
Landlocked developing countries : Denize çıkışı olmayan ülkeler. Denize çıkışının olmadığı ya da sınırlı olduğu için dünya ticaret yollarından uzakta bulunan ve yüksek taşıma maliyetleri yüzünden sosyo-iktisadi kalkınmalarını gerçekleştiremeyen ülkeler.
Developing antibodies : Şekillenen antikorlar. Gelişen antikorlar. Vücuttaki zararlı bakterilerle savaşmak üzere gelişmekte olan maddeler. Oluşan antikorlar.
Developing bath : Banyonun, açındırmada kullanılan çeşidi. İnkişaf banyosu. Film banyosu. Developman banyosu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açındırma banyosu.
Developing company : İnşaat şirketi.
İngilizce Developing countries Türkçe anlamı, Developing countries eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Developing countries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Developed country : Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Modern ülke. Gelişmiş ülke. Çağdaş ülke. Gelişme gösteren ülke.
Underdeveloped countries : Az gelişmiş ülke. Azgelişmiş ülkeler.
Souths : Güneye. Lodos. Cenup. Güney ülkeleri. Güneyde. Güney. Güneyden esen. Güneyden gelen.
Developed countries : Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Gelişmiş ülkeler. İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. krş. birinci dünya ülkeleri. Gelişmiş ülke. Gelişmiş devletler. Çağdaş ülke. Modern ülke. Sanayileşmiş ülkeler.
Developing country : Gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke.
Periphery : Perispri. Muhit. Taşra. Dış kenar. Merkezin dışında kalan yer. Dış yüz. Çevre. Dış sınır çizgisi.
South : Cenup. Lodos. Güney ülkeleri. Güney. Güneyden. Güneyden gelen. Güneye doğru. Güneye. Güneyde.
Southings : Güneyde. Cenup. Güneye doğru uzaklık. Güneyden gelen. Güneye doğru rota. Güneye. Güney. Güneyden esen. Lodos.
Peripheries : Dış kenar. Çevre. Dış yüz. Merkezin dışında kalan yer. Taşra. Perispri. Muhit. Dış sınır çizgisi.
Southing : Cenup. Güneyde. Güneyden gelen. Güneye doğru gitme. Güneye doğru rota. Güney ülkeleri. Güneyden esen. Lodos. Güneye.
Developing countries synonyms : least developed countries, third world.

Bu kısımda Developing countries kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Developing countries ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Developing countries anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Developing countries ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.