Developing türkçesi Developing nedir

  • Geliştirme.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • İlerleyen.
  • Gelişen.
  • Gelişmekte olan.
  • Developman.
  • Açındırma.
  • İnkişaf.
  • Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme.

Developing ile ilgili cümleler

English: I'm developing an Android application.
Turkish: Android uygulaması geliştiriyorum.

English: He is engaged in developing new materials.
Turkish: Yeni malzemelerin geliştirilmesi ile uğraşmaktadır.

English: China's developing too quickly.
Turkish: Çin çok hızlı kalkınıyor.

English: Advanced countries must give aid to developing countries.
Turkish: Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.

English: 98% of hungry people live in developing countries.
Turkish: Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.

Developing ingilizcede ne demek, Developing nerede nasıl kullanılır?

Developing antibodies : Şekillenen antikorlar. Oluşan antikorlar. Gelişen antikorlar. Vücuttaki zararlı bakterilerle savaşmak üzere gelişmekte olan maddeler.

Developing bath : Açındırma banyosu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Developman banyosu. Film banyosu. İnkişaf banyosu. Banyonun, açındırmada kullanılan çeşidi.

 

Developing company : İnşaat şirketi.

Developing countries : Gelişen ülke. Sanayileşen ülkeler. Az gelişmiş ülkeler. Gelişmekte olan ülkeler. Kalkınmakta olan ülkeler. Gelişmekte olan devletler. Gelişmekte olan ülke.

Developing country : Gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke. Gelişen ülke. Gelişmekte olan ülke.

Developing tank : Yıkama tavası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Developman küveti. Yıkama kabı. Filmlerin, açındırma süresince açındırmaca iyice batmasını sağlayacak biçimde yapılmış, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten büyük tekne. Açındırma teknesi. Yıkama gerdeli.

Developing mental skills : Olgunlaşan akli yetenekler. Gelişen akli beceriler.

Landlocked developing countries : Denize çıkışının olmadığı ya da sınırlı olduğu için dünya ticaret yollarından uzakta bulunan ve yüksek taşıma maliyetleri yüzünden sosyo-iktisadi kalkınmalarını gerçekleştiremeyen ülkeler. Denize çıkışı olmayan ülkeler.

Developing machine : Açındırmayı gerçekleştiren aygıt. Yıkama cihazı. Açındırma aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Daylight developing machine : Gün ışığı açındırma aygıtı. Gün ışığında açındırmayı sağlayan aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Developing Türkçe anlamı, Developing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Developing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cultivation : Yetiştirme. Toprağı işleme. Görgü. Belirli bir amaç için yetiştirmek. Terbiye. Kültür. Yetişme. Ziraat. Bitki yetiştirme.

Evolver : Çıkaran. Yayan. Açan. Geliştiren.

 

Advancing : Gelişerek. İleri gitme.

Refinement : Rafine etme. Arıtma. Kemal. Tasfiye. Zerafet. Arıtım. Nezaket. Arındırım. Aksesuar.

Emergent : Boy gösteren. Meydana çıkan. Çıkan. Beliren. Yeni. Yeni bağımsızlık kazanmış. Doğmakta olan. Ortaya çıkan.

Improving : Yararlı. Geliştirici. İyileştirme. Islah edici. Yenileştirici. Faydalı. Düzeltme.

Evolvers : Yayan. Çıkaran. Geliştiren. Açan.

Nonindustrial : Endüstriyel olmayan. Sınai olmayan. Sanayi dışı. Sanayi harici.

Evolutive : Evolütif. Gelişme ile ilgili. Evrimsel. Evrim geçiren.

Developing synonyms : processive, elaboration, coming, go ahead, emergents, growing, developments, development, ageing, evolvement, overextending, progressive, processing, crescive, flourishing, frim, onward, proceeded, underdeveloped, passing, oncomings, far forth, growth, oncoming, progressives, culture, bonification, booming, burgeoning, furthering, evolvements, ageings, enhancement.

Developing zıt anlamlı kelimeler, Developing kelime anlamı

Industrial : Endüstriyel. İşleyimsel. Sanayi. Sanayici. Sınai. Sanayisel. Endüstri.

Centripetal : Orta. Özekçil. Ortaya çeken. Merkezcil. Sentripetal. Merkeze doğru olan. Merkeze doğru yaklaşan. Özeğe dönük. Santripetal.