Souths türkçesi Souths nedir

Souths ingilizcede ne demek, Souths nerede nasıl kullanılır?

South africa : Güney afrika. Güney afrika cumhuriyeti. Afrika kıtasının güney ucundaki ülke.

South africa daylight time : Güney afrika yaz saati.

South africa standard time : Güney afrika standart saati.

South african : Güney afrikalı (kimse). Güney afrikalı kimse. Güney afrika. Güney afrika vatandaşı yada orada yaşayan kimse. Güney afrika´ya özgü. Güney afrikalı.

South african merino : Güney afrika merinosu. Merinos ırkı ilk olarak 1 yüzyılda ispanyalılar tarafından afrika’ya götürülmüş, afrika’nın güney ucu bu hayvanlar için uygun bir ortam olmuş ve burada iyi gelişme göstermiş olup burada yapılan merinos yetiştirme çalışmalarıyla küçük cüsseli, kısa, ince yapağılı merinos tipi olarak geliştirilmiş olan koyun ırkı.

South american mango : Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, kolibrigiller (trochilidae) familyasından, güney amerika'da yaşayan, tüyleri yeşil, kara, mavi, mor karışık renkli bir tür. Güney amerika mangosu.

South countries : Coğrafi olarak genellikle dünyanın güney yarım küresinde yer almaları nedeniyle az gelişmiş ülkelere verilen ortak ad. Güney ülkeleri.

 

South anatolian red cattle : Gak. Türkiye’de akdeniz ve güney doğu anadolu bölgelerinde yetiştirilen, rengi açık sarıdan koyu kırmızıya kadar değişen, daha çok tarçın renginde, yerli sığırları arasında süt verimi en yüksek düzeyde, et verimi yönünden de dikkate değer özelliğe sahip, güney bölgelerin sıcak çevre koşullarına uyum sağladığı gibi bu gibi yerlerde yaygın olan kan parazitlerinin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklı, yerli bir sığır ırkı, kilis sığırı, gak. Güney anadolu kırmızısı sığırı.

South australia : Avustralya'da eyalet. Avustralya'nın güney kesiminde bir bölge. Güney avustralya.

South carolina : Güney karolina. Amerika'da eyalet.

İngilizce Souths Türkçe anlamı, Souths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Souths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alabama : New york eyaletinde yerleşim yeri. Amerika'da eyalet. Birleşik devletler'in güneydoğusunda bir eyalet.

To the south : Güneye doğru. Güney istikametine doğru.

Southerner : Güneyli. Güney eyalet yerlisi.

Ga : Galyumun simgesi. Genel kurul. Abd'nin bazı eyaletlerinde yasama organı.

United states : Amerika birleşik devletleri. Birleşik devletler. Abd. Aralarında birlik kurulup tek devlet durumuna gelmiş olan devletler: amerika birleşik devletleri vb. gibi. Amerika.

Louisiana : Amerika'da eyalet. Abd'nin güneyinde bir eyalet. Missouri eyaletinde şehir.

Slip : Sıyırmak. Çözülmek. Ayağı kaymak. Geçirmek. Hata yapmak. Gizlice vermek. Atlatmak. Fiş. Çıkarmak. Sürçmek.

Southing : Güneye doğru uzaklık. Güneye doğru rota.

 

Developing countries : Sanayileşen ülkeler. Gelişen ülke. Gelişmekte olan ülkeler. Kalkınmakta olan ülkeler. Gelişmekte olan devletler. Gelişmekte olan ülke.

Southwest : Güneybatıdan gelen. Güneybatıya doğru. Güneybatıya. Güneybatıdan. Güneybatı.

Souths synonyms : old dominion state, u.s., deep south, tar heel state, magnolia state, old north state, volunteer state, school age child, peach state, younker, gulf states, old line state, young person, camellia state, north carolina, juvenile person, u.s.a., palmetto state, pelican state, old dominion, empire state of the south, heart of dixie, tidewater region, southwesters, southwest wind, sc, southerns, united states of america, southern, meridional, pupil, south, tidewater.

Souths zıt anlamlı kelimeler, Souths kelime anlamı

Adult : Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Er kişi. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Erin. Yetişkin. Reşit. Büyümüş. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan.

Northern : Kuzeyden gelen. Kuzey. Kuzeye ait. Kuzeyli. Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan.