Unfathomable türkçesi Unfathomable nedir

  • Akıl sır ermez.
  • Anlaşılmaz.
  • Ölçülemez.
  • Sırrına varılamaz.
  • Akıl ermez.
  • Kavranılamaz.
  • Dipsiz.
  • Sırrına erişilmez.
  • Çok derin.

Unfathomable ingilizcede ne demek, Unfathomable nerede nasıl kullanılır?

Unfathomableness : Anlaşılması imkansız olma durumu. Anlaşılmazlık. Akıl almazlık.

Unfathomability : Ölçülmezlik. Çok derin olma durumu. Anlaşılmazlık. Dipsiz olma durumu. Akıl almazlık.

Unfathomed : Anlaşılmamış.

İngilizce Unfathomable Türkçe anlamı, Unfathomable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfathomable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imponderous : Tartılamaz. Tahmin edilemez. Belirlenmemiş. Çok parlak.

Profounds : Engin. Şiddetli. Etkili. Derya. İçe işleyen. Adamakıllı. Bilgili. Derin. İçten.

Abysmal : Kesif. Çok kötü. Çok. Berbat. Hudutsuz. Sonsuz. Koyu. Derin.

Enigmatical : Gizemli. Şaşırtıcı. Esrarengiz. Bilmece gibi.

Mysterious : Gizemli. Muammalı. Nihan. Garip. Esrarlı. Esrarengiz. Bilinmeyen.

Deeper : İçten. Şiddetli. Karışık. Ağır. Genişliğinde. Derin. Daha derin. Aşırı. Yürekten.

Elusory : Güvenilmez. Anlaşılması zor. Yanıltıcı. Aldatıcı. Yakalanması güç. Kaçamaklı.

Profounder : Adamakıllı. Derya. Engin. Şiddetli. Bilge. Etkili. İçine işleyen. Derin. İçten. Bilgili.

 

Deepest : İçten. En derin. Dalgın. Pes. Karışık. Şiddetli. Koyu. Yürekten. Genişliğinde.

Unfathomable synonyms : unsoundable, uncomprehensible, unmeasurable, inconceivable, complicated, enigmatic, fogged, abyssal, confusional, incommensurable, chasmal, enormously, bottomless, hard, crabbed, profound, profoundest, impenetrable, fathomless, deep seated, delphian, elusive, delphic, immeasurable, inscrutable, enigmata, deep, imponderable, incommensurate, incomprehensible, immensurable.

Unfathomable zıt anlamlı kelimeler, Unfathomable kelime anlamı

Fathomable : Kavranabilir. İşlenebilir. Anlaşılabilir. Derinliği ölçülebilir. Ölçülebilir. Delinebilir.

Shallow : Yüzeysel. Sığlık. Derine inmeyen. Üstünkörü. Sığ yer. Dar. Derin olmayan. Sığlaşmak. Sığ. Basit.

Comprehensible : Anlaşılır. Makul. Anlaşılabilir. Kavranabilir.