Unfits türkçesi Unfits nedir

Unfits ingilizcede ne demek, Unfits nerede nasıl kullanılır?

Unfit for : -e uymayan.

Unfit for habitation : Yerleşime uygun olmayan.

Unfit for service : Çürük. Hizmete uygun değil.

Unfit for work : Sağlık bakımından çalışamayacak durumda olan.

Declare unfit : Yetersiz ifade etmek.

Unfilled : Doldurulmamış. Şişirilmemiş. Tamamlanmamış. Yerine getirilmemiş.

Make unfit : Yetersiz hale getirmek.

Unfit : Uygun olmayan. Elverişsiz. Uymaz. Birleştirilmemiş. Uygunsuz. İşe yaramaz. Elverişsiz hale getirmek. Formunda olmayan. Sağlık açısından uygun olmayan. İşe yaramaz hale getirmek.

Unfitting : Yetersiz yapmak. Uygunsuz. İşe yaramaz hale getirmek. Yakışmaz. Uygun olmayan.

Unfittingly : Uygun olmayan bir şekilde. Yetersiz yapacak şekilde.

İngilizce Unfits Türkçe anlamı, Unfits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electrostatic unit : Elektrostatik birimler. Elektrik birimleri sistemi.

Destituent : Eksikli. Eksiltili. Eksik.

Half way : Yarım yamalak. Yetersiz olarak.

Unassembled : Parçalanmış. Demonte olarak. İnşa edilmemiş. Bir araya konulmamış. Kurulmamış. Sökülmüş.

 

Inapplicable : Alakasız. Konuyla ilgisiz. Uygulanamaz. Uymayan.

Emu : Avustralya'ya özgü bir cins devekuşu. Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı. Avrupa para birliği. Üye ülkeler arasındaki iktisadi, mali, sosyal politika ve diğer alanlardaki tüm farklılıkların giderilerek ortak uygulamaların yapıldığı ve bu konulardaki ulusal egemenlik haklarının uluslarüstü nitelikteki bir birliğe devredildiği iktisadi bütünleşmenin son aşaması. Avrupa iktisadi ve parasal birliği.

Denier : Dokuma sıklığı ölçüsü. Yalanlayan kişi. Azıcık miktar. Fransız kuruşu. Münkir. Reddeden kimse. Deniye. İnkar eden kimse. İnkarcı. Denye.

Favorless : Tercih edilmeyen. Sakıncalı. Elverişli olmayan. Favori olmayan. Müsait olmayan. Olumsuz. Avantajlı olmayan. Müsait olmayan (ayrıca favourless).

Underdo : Gerekeni yapmamak. Baştan savma yapmak. Az pişirmek.

Fractional : Azıcık. Çok küçük. Kesirli. Çok ufak. Önemsiz. Kısmi. Kademeli. Kesri. Kesirlere ait. Cüzi.

Unfits synonyms : million floating point operations per second, pain unit, measuring block, pressure unit, absorption unit, acceleration unit, measuring unit, sound unit, angular unit, teraflop, volume unit, kt, brinell number, mflop, cubature unit, printing unit, unit of viscosity, explosive unit, work unit, linear unit, cubage unit, trillion floating point operations per second, displacement unit, area unit, cubic measure, megaflop, miles per gallon, uncompounded, incompetent, completeness, defective, disqualified, metric.

 

Unfits zıt anlamlı kelimeler, Unfits kelime anlamı

Incompleteness : Mükemmel olmama durumu. Noksanlık. Kusurluluk. Eksik. Eksiklik. Tam olmama durumu. Noksan olma durumu. Bozukluk.

Completeness : Tamamlık. Tamlık. Bütünlük. Eksiksizlik.

Broken : Arızalı. Engebeli. Çökmüş. Yarım kalmış. Bölünmüş. Kesik. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Bozuk yazı. Parçalanmış. Yıkılmış.

Unfits antonyms : disunify, fractional, whole, unbroken.