Untiled türkçesi Untiled nedir

  • Kiremitle kaplı olmayan.
  • Döşeme veya seramikle (ahşapla, taşla, alçıyla vs) kaplı olmayan.
  • Döşemesiz.
  • Kiremitsiz.
  • Kiremitli olmayan.

Untiled ingilizcede ne demek, Untiled nerede nasıl kullanılır?

Untile : Döşemeyi kaldır.

Until further notice : İkinci bir habere kadar. Bir sonraki bildirime kadar. İkinci bir emre kadar. Yeni bildiriye kadar. Bir sonraki ihbara kadar. Yeni bir bildiriye kadar. Yeni bir ihbara kadar.

Until further order : Yeni bir buyruğa değin işlemi durdurma. Yeni bir emre kadar. Yeni bir yönergeye değin. Yeni bir talimata kadar.

Until hell freezes over : Dünya tersine dönse bile olmaz. İlelebet. Dünya tersine dönse olmaz veya imkansız. Hep. Sonsuza dek. Daima. Dünya tersine dönmeye başlasa bile olmaz. Sonsuza dek (ne olursa olsun gerçekleşmeyecek bir şeyi anlatmak için kullanılır - örneğin: dünya tersine dönmeye başlayana kadar bile çalışsa asla bir grupta şarkı söyleyemeyecek, çünkü onun müzik kulağı yok).

Until his last moment : Hayatının son günlerine kadar. Ölümüne kadar. Ruhu bedeninden ayrılana kadar. Son anlarına kadar. Ölene kadar.

Until the end of his days : Dünyadaki son gününe kadar. Ölüm gününe kadar.

Until the last moment : Sonuna kadar. Son ana kadar. Son dakikaya kadar. Devam edilemeyecek son noktaya kadar.

 

Until now : Bu zamana dek. Şimdiye kadar. Bu yana. Şimdiye dek. Şu ana kadar.

Until satisfied : Doya doya.

Until the end of the world : Dünyanın sonuna kadar. Aralıksız. Sonsuza kadar. Durmaksızın. Tüm gayretle. Bıkıp usanmadan. İlelebet.

İngilizce Untiled Türkçe anlamı, Untiled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untiled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Joint : Çatlak. Ek yeri. Birlikte. Eklemek. Ortaklaşa. Birleşik. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Eklem. Birleşme yeri. Birleşmiş.

Agreed : Anlaşmaya varılmış. Kabul edilmiş. Kararlaştırılmış. Mutabık kalınmış. Ortak (karar). Birlikte alınmış. Hemfikir. Kabul. Mutabık. Hay hay.

Suprasegmental : Parçaüstü. Parça üstü. Kesitüstü.

Coalescent : Birleşme veya birleştirme ile alakalı. Birleşmiş parçacıklar. Birleşmek üzere olan.

Cohesive : Yapışan. Yapıştırıcı. Yapışmış. Yapışkan. Yapışık. Kohezif. Birleşmiş. Birbirine bağlı. Uyum sağlayan. Bağlı.

Coupled : Bağlaşık. Çiftleşmiş. Akuple. Birleştirilmiş. Bağlanmış. Bağlı. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu. Birleşmiş.

Confederative : Konfederasyona ait veya ilgili olan. Birlikçi.

Eligible : (evlilik için) uygun. Uygun şartlara sahip. Uygun. Haklı. Geçerli. İntihap edilebilir. Seçkin. Seçilebilir. Muvafık.

Conjugate : Konjugat. Çekmek (fiil). Fiil çekimi yapmak. Birleşmek. Eşlenik. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çift olan. Aynı kökten türemiş sözcük. Birleşmiş. Aynı kökten türemiş.

Amalgamate : Karıştırıp birleştirmek. Firma. Karışım. Katılmak. Katmak. Karışma. Bileştirmek. Birleştirmek. Birleşmek. Karıştırmak.

 

Untiled synonyms : nonsegmental, unpartitioned, in league, undivided, tied, allied, federated, integrated, unsegmented, unified, conjugated, conjunct, collective, in agreement, confederate, coalescing, incorporate, one, fused, incorporated, unitary, federate, amalgamated, consolidated, merged, coalesced.

Untiled zıt anlamlı kelimeler, Untiled kelime anlamı

Ineligible : Uygun bulunamaz. Yetersiz (kimse). Uygunsuz. Seçilemez. Uygun olmayan. Hizmete uymaz. Yetersiz. Elverişsiz. Katılma hakkı olmayan.

Divided : Farklı. Ayrılmış. Munkasem. Ayrı. Bölünmüş. Parçalarına ayrılmış. Parçalanmış.

Distributive : Dağıtan. Taksim eden. Dağıtımla ilgili. Üleştirme sıfatı. Yayan. Üleştirme zamiri. Dağılımsal. Tevzii. Bölüştüren. Dağıtım.

Untiled antonyms : segregated, separate.