Unwritten law türkçesi Unwritten law nedir

  • Yazısız hukuk.
  • Örf ve adet hukuku.
  • Teamül hukuku.
  • Gelenekler.
  • Töreler.

Unwritten law ingilizcede ne demek, Unwritten law nerede nasıl kullanılır?

Unwritten : Yazısız. Sözlü. Yazılmamış. Yazılı olmayan. Geleneksel. Kitaba geçmemiş.

Law : Tüze. Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Kaide. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Kural. Dava. Adalet. Sakçı.

Unwritten on : Yazısız. Boş (kağıt).

Abide by the law : Kanunlara itaat etme. Yasalara uygun şekilde.

Abiding by the law : Yasalara uygun şekilde. Kanunlara itaat etme.

 

Abolish a law : Bir kanundan kurtulmak.

İngilizce Unwritten law Türkçe anlamı, Unwritten law eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unwritten law ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Common law : Genel türe. Anglo sakson hukuk sistemi. Müşterek hukuk. Adetlere ve benzer durumlarla ilgili daha önceki mahkeme kararlarına dayalı. Genel alışkanlıklardan doğan türeye ilişkin kurallar (ingiltere'de ve amerikada yasalar gibi uygulanır). İçtihatlara dayalı hukuk. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel tüze. Örf ve adete dayanan hukuk.

Customary law : Örfi hukuk. Göreneklerin zorlanması karşısında oluşan halk tepkisi, bk. görenek, krş. geleneksel yasa. Gelenek hukuku. Göreneksel yasa.

Mores : Alışkanlıklar. Toplumun gönencine uygun düştüğüne ortaklaşa olarak inanılan gelenek, göreneklerle aktöre kurallarının tümü. Örf ve adet. Töre. Adetler.

Customs : Adetler. Gümrük. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt. malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi. Adap. Gelenek. Gümrük vergisi. Bir ülke veya toplumun ahlak.

Traditional law : Geleneklerin zorlanması karşısında halk tepkisinin oluşacağına ilişkin yasa. bk. gelenek, krş. göreneksel yasa. Geleneksel yasa.

Folkways : Adetler. İnsan grupları içerisinde doğal olarak geliştirilmiş gelenekler ve yaşam biçimleri (sosyoloji).

Unwritten law synonyms : consuetudinary law.