Uprears türkçesi Uprears nedir

Uprears ingilizcede ne demek, Uprears nerede nasıl kullanılır?

Uprear : Yükseltmek. Yükseltilmek. Kaldırılmak. Kaldırmak. Yukarı kaldırmak.

Upreared : Kaldırılmak. Yükseltmek. Yükseltilmek. Kaldırmak. Yukarı kaldırmak.

Uprearing : Kaldırmak. Kaldırılmak. Yükseltmek. Yükseltilmek. Yukarı kaldırmak.

Act of supremacy : “tek üstün kişi ingiltere kilisesi başkanı” olduğunu ilan eden ve tanıyan ingiltere kralı vııı. henry dönemindeki ingiliz parlamentosu kanunu (1534). Üstünlük kanunu.

Acupressure : Parmakla akupunktur. Akupresör. Aküpresür. Akubası. Hatalığın vücudun belirli noktalarına elle uygulanan basınç sonucu iyileştirildiği geleneksel çin yöntemi.

Cupremia : Kanda bakır bulunması. Kupremi.

Air supremacy : Belirli bir bölge üzerinde askeri hava kontrolü. Hava hakimiyeti.

Hepatocuprein : Karaciğerde fazla bakırı depolayan protein. Hepatokuprein.

Hypercupremia : Hiperkupremi. Kanda aşırı miktarda bakır bulunması.

Hemocuprein : Alyuvarlarda bulunan ve bakır içeren bir protein, eritrokuprein. Hemokuprein.

İngilizce Uprears Türkçe anlamı, Uprears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uprears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Erect : Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Yapmak. Dimdik. Dik. Tesis etmek. Dikmek. Kalkık. Kurmak.

Upheld : Muhafaza etmek. Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi). Onaylamak. Tasdik etmek. Sürdürmek (ingiliz ingilizcesi). Uygun bulmak. Desteklemek. İdame etmek. İltizam etmek.

Annuls : Bozmak. Yürürlükten kaldırmak. Fesh etmek. Feshetmek. Sözleşme vb'ni bozmak. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. İptal etmek. Çevirmek.

Drive up : Arabayla gitmek. Yukarı çekmek.

Abolishes : İlga etmek. İptal etmek. Durdurmak. Bozmak. Hükümsüz kılmak. Yürürlükten kaldırmak. Ortadan kaldırmak. Feshetmek. Lağvetmek.

Uplift : Katmanların içgüçlerin etkisiyle asal durumlarını yitirerek kubbe, çıkık, kıvrım vb. biçimler alması. Canlandırmak. Daha iyi bir duruma getirmek. Yükselme. Kalkındırmak. Yerkabuğunun bir bölümünün, deniz yüzüne göre, daha yüksek bir düzeye çıkması ya da bir kabartı yapması. Yüceltmek. Yukarı çıkarmak. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Arouse : Canlanmak. Canlandırmak. Uyandırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Harekete geçirmek. Hayat bulmak. Uyanmak. Ayaklandırmak.

Lifts : Germek. Çalmak. Topraktan çıkarmak. Asansörler. Yürütmek. Kalkmak. Havalanmak.

Uplifted : Sevinçli. Yüceltmek. Coşkun. Kalkındırmak. Mutlu. Yukarı dikmek (göz). Canlandırmak.

Uprears synonyms : hoo hah, upreared, enhances, disturbance, boosts, kerfuffle, bear off, commotion, ennobled, bestirred, reared, arouses, noise, rears, amplifies, tumult, elevates, axe, ennoble, flutter, boosted, bear, abrogates, combustion, garboil, uprearing, katzenjammer, bestir, hurly burly, boost, upholds, to do, elevate.