Upsteam türkçesi Upsteam nedir

  • Akış yukarı.
  • Bir akarsuyun kaynak yönüne doğru olan bölümü.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Upsteam ingilizcede ne demek, Upsteam nerede nasıl kullanılır?

Upstage : Sahne arkasına doğru. Sahne arkası. Sahne yukarısı. Sahne arkasındaki. Sahnenin seyirciden uzak olan bölümü. Kendini beğenmiş. Sahne arkasında. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun alanının seyirciye ek uzak olan kesimi.

Upstaged : Sahne arkası. Sahne arkasında. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Sahne arkasındaki. Kendini beğenmiş. Küçük görmek. Kibirli. Gölgede bırakmak. Hiçe saymak.

Upstages : Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Küçük görmek. Sahne arkasındaki. Gölgede bırakmak. Sahne arkasında. Sahne arkası. Hiçe saymak. Kibirli. Kendini beğenmiş.

Upstaging : Sahne arkası. (kanseri) yukarı evreleme.

Upstairs : Kafadan. Yukarıda. Üst kata. Aklen. Üst kata ait. Yukarı. Üst kattaki. Yukarıya. Yukarıdaki. Üst katta.

Upstand : Yaka. Ayağa kalkmak. Parapet. Dikmek.

Upstart : Yeni zengin. Birden zengin olan. Görmemiş. Görgüsüz. Sonradan görmüş. Zıpçıktı. Birden zengin olan kimse. Türedi. Sonradan görme.

Upstream : Akış yukarı. Genin geri bölgesi. Bir akarsuyun kaynak yerine doğru olan yönü. Yukarı akıntı. Kaynak yönü. Yukarı yönde. Suyun kaynağına doğru. Bilgisayar, biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Akıntıya karşı. Nehrin yukarısındaki.

 

Upstroke : Silindir içindeki pistonun yukarı doğru yaptığı hareket. Yukarı doğru kuyruk çekme (yazı). Yukarı strok. Yukarı doğru vuruş. Yukarı vuruş.

A bit weak upstairs : Kafası pek çalışmaz.

İngilizce Upsteam Türkçe anlamı, Upsteam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upsteam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Steamer : Gemi. Bir tür kıymalı sandviç. Pistonlu buhar makinesi. Buharlı vapur. Düdüklü tencere. Buhar. Buharlayıcı. Vapur.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Against the current : Bireysel. Akıntıya karşı (su, elektrik, hava, vs.). Kabul edilir davranışın aksine. Toplum kurallarına uymayan.

Go : İddiaya girmek. Gitmek. Devrolunmak. Haline gelmek. Ölmek. Bahse girmek. Götürmek. Uymak. Başlamak. Söylenmek.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Move : Kıpırdatmak. Taşınmak. Teklif etmek. Tahrik etmek. Taşıma. Kıpırdanmak. Taşımak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Kımıldatmak. Hareket.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

 

Air route : Havayolu. Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Agricultural production : Tarım üretimi. Sebze. Taze meyve. Zirai üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim.

Upsteam synonyms : locomote, aboriginal population, agrarian geography, travel, upstream, adventife cone, aluvial coast, agricultural co operative, upriver, aluvial terrace, agricultural specialisation, ageing of the population, alluvial deposit, afforestation.

Upsteam zıt anlamlı kelimeler, Upsteam kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Downriver : Akış-aşağı. Akıntı yönünde. Nehirin aşağısına doğru. Irmağın aşağısına doğru. Bir akarsuyun ağzı yönünde veya orada. Akıntı yönündeki.

Downstream : Satışa dönük. Genin ileri bölgesi. Akıntı yönünde. Akışın alt tarafına. Akıntı yönündeki. Akış aşağı. Aşağı kıyıdaş. Aşağı yönde. Bilgisayar, biyoloji, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Akıntı aşağı.