Uptodate türkçesi Uptodate nedir

Uptodate ingilizcede ne demek, Uptodate nerede nasıl kullanılır?

Uptown : Şehir merkezinin dışında. Şehrin yukarısındaki. Şehrin yerleşim ağırlıklı kesimi. Şehrin yukarı tarafı. Şehrin yukarısına. Şehrin yukarı kısmı. Kent merkezinin dışında. Şehir merkezinin dışı. Kent merkezinin dışındaki. Şehir dışında.

Uptowns : Kent merkezinin dışında. Şehrin yerleşim ağırlıklı kesimi. Şehrin yukarısına. Kent merkezinin dışı. Şehrin yukarı tarafı. Kent merkezinin dışındaki. Şehrin yukarı kısmı. Şehir merkezinin dışında. Şehir dışına. Şehrin yukarısındaki.

Corruptor : Bozan kimse. Mahveden kimse. Yağmacı. Yok eden kimse. Yozlaştıran kimse.

Disruptor : Engelleyen. Düzensizliğe neden olan. Parçalarına ayıran. Rahatsızlık veren. Aksatan. Bir şeyi bölen. Araya giren. Rahatsız eden.

Interruptor : Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç. Anahtar. Emniyet mandalı. Kesici.

İngilizce Uptodate Türkçe anlamı, Uptodate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uptodate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modify : Üzerinde değişiklik yapmak. Azaltmak. Değiştirme. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Değişiklik yapmak. Hafifletmek. Değiştirmek. Tamlamak. Biraz değiştirmek. Tadil etmek.

 

Moderns : Bugünkü. Çağdaş. Yeni. Asri. Çağcıl kimse. Modern. En yeni. Muasır. Modern kimse.

Inform : Haberdar etmek. Fitnelemek. İhbar etmek. Bilgilendirme yapmak. Bilgilendirmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Malumat vermek. Haber vermek.

Contemporary : Çağdaş. Aynı zamana ait. Aynı yaşta. Aktüel. Muasır. Günümüze ait. Modern. Asri. Eş zamanlarda yaşamış olan.

Uptodate ingilizce tanımı, definition of Uptodate

Uptodate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extending to the present time. Having style, manners, knowledge, or other qualities that are abreast of the times.