Moderns türkçesi Moderns nedir
Moderns ingilizcede ne demek, Moderns nerede nasıl kullanılır?
Modern age : Yakın çağ. Modern çağ.
Modern ages : Ortaçağın sonundan yakınçağın başlangıcına değin uzanan zaman kesimi. Yeniçağ.
Modern ballet : Modern bale.
Modern conveniences : (elektronik eşyalar gibi hayatı kolaylaştıran) modern kolaylıklar.
Modern dance : Modern dans.
Modern history : Ortaçağın sonundan yeniçağın başına değin uzanan tarih. Modern tarih. Yeniçağ tarihi.
Modern music : Çağdaş müzik.
Modern dress : Oyuncuların sahne üzerinde rol gereği giydiği giysi. Güncel giysi.
Modern portfolio theory : Modern portföy kuramı. Bir portföyde belirli bir risk düzeyinde ençok getiri oranının nasıl elde edileceğini bireysel sezgilerle belirlenen yatırım aracı sayısı ile değil, nesnel hesaplamalarla ortaya konulan etkin sınır ile açıklayan ve ilk kez 1952 yılında henry markowitz tarafından ortaya atılan daha sonra sharpe, tobin ve fama tarafından geliştirilen kuram.
Modern english : Günümüzde kullanımda olan ingilizce. Çağdaş ingilizce. Modern ingilizce.
İngilizce Moderns Türkçe anlamı, Moderns eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Moderns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stylish : Asortik. Zarif. Şık. Havalı. Modaya uygun. Moda. Tarz sahibi. Son moda.
Red brick : Kırmızı tuğla.
Further : İlerlemesine yardım etmek. Daha fazla. Başka. Başka yerde. Daha uzak. Başka bir. Daha ilerde. Yardım etmek. Kolaylaştırmak. İleride.
Green : Yeşile boyamak. Rengi atmış. Yeşil. Toy. Acemi çaylak. Genç. Ham. Yeşermek. Acemi.
Latter : İki şeyden sonuncusu. Sonuncu. Sonra gelen. Son söylenen. Sonuncusu. Son söylenilen. İkisinden sonuncusu. Sonraki. Zaman olarak daha sonra meydana gelmiş olan.
Babe in arms : Acemi çaylak. Kundaktaki bebek. Yeni doğmuş bebek. Saf ve deneyimsiz kimse. Bebek. Kollardaki bebek. Yenidoğan.
Greenest : Yeşillendirmek. Yeşile boyamak. Yeşertmek. Genç. Hasta görünen. Yelve. Ham. Acemi çaylak. Yeşermek. Rengi atmış.
Emergents : Beliren. Gelişen. Gelişmekte olan. Yeni bağımsızlık kazanmış. Ortaya çıkan. Boy gösteren. Doğmakta olan. Meydana çıkan. Çıkan.
Red hot : Kızgın. Çok taze. Kıpkızıl. Fanatik. Yepyeni. Kıpkırmızı olmuş. Ateş saçan. Öfkeli. Akkor halinde.
Moderns synonyms : moderne, latterday, up to date, modernism, the latest, latests, modern day, hippest, firsthand, contemporaneity, hipper, existing, uptodate, de novo, redbrick, modernness, hotter, mod, hipping, latter day, present day, hot, newest, incoming, coetaneous, contemporaneous, coevals, in mint condition, hottest, current, ultramodern, lattermost, existents.
Moderns zıt anlamlı kelimeler, Moderns kelime anlamı
Early : -in başlarında. Erken. Erkenden. İlk. Önceki. Eski. İlk zamanlarında.
Middle : Bel. Vasat. Ara. Orta kısım. Orta yer. Ortadaki. Ortanca. Vasati. Göbek adı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Old : Deneyimli. Köhne. Eskimiş. Eski. Büyük. İhtiyarlamak. Eski zamanlar. İhtiyar. Kart. Yaşlı.
Moderns antonyms : nonmodern, noncurrent, unfashionable.

Bu kısımda Moderns kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Moderns ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Moderns anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Moderns ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.