Greenest türkçesi Greenest nedir

  • Yeşillendirmek.
  • Yeşertmek.
  • Yeni.
  • Acemi.
  • Genç.
  • Yeşil renk.
  • Acemi çaylak.
  • Hasta görünen.
  • Ham.
  • Taze.
  • Toy.
  • Yeşermek.
  • Yelve.
  • Rengi atmış.
  • Yeşile boyamak.
  • Yeşil alan.
  • Yeşil.

Greenest ile ilgili cümleler

English: It's one of the greenest cities in the world.
Turkish: Dünyadaki en yeşil şehirlerden biri.

Greenest ingilizcede ne demek, Greenest nerede nasıl kullanılır?

Greened : Acemi çaylak. Yeşertmek. Yeşile boyamak. Yeşermek. Yeşillendirmek. Yelve. Yeşil alan. Yeşil renk. Yeşil.

Greener : (ingiltere argosu) ingiltere'ye yerleştiği zaman terziliği veya ayakkabıcılığı öğrenmeye başlayan yabancı. Terzilik veya ayakkabıcılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan yabancı. Daha yeşil.

Greeneries : Nebatat. Bitkiler. Yeşillik alan. Yeşillik. Yeşil yapraklar. Sera. Göverti. Ağaç yaprakları.

Greenery : Yeşillik. Ağaç yaprakları. Göverti. Bitkiler. Sera. Nebatat. Yeşillik alan. Yeşil yapraklar.

Greeneye : Yeşil göz.

Green card : Yeşil kart. Amerika birleşik devletleri çalışma ve oturma izni.

Green apple : Acil durum oksijen sistemi düğmesi.

Green belt : Yeşil kuşak. Bahçekentlerin, kentleşmenin etkisiyle yozlaşmasını, bozulmasını, taş yığınına dönüşmesini önlemek için, kentlerin düzentasarlarında öngörülen, orman ve koru gibi yeşil alanların oluşturduğu, üzerinde yanlız tarımsal etkinliklere olur verilen, yapı yapılamayan genişçe kuşak. Yeşil alan. Yeşik kuşak.

 

Green box : Yeşil kutu destekler. Dünya ticaret örgütü tarım anlaşmaları çerçevesinde tüketicilerden yapılan aktarımları içermeyen kamu destekli devlet programları çerçevesinde verilen altyapı, yurtiçi gıda yardımı, fiyattan ve üretimden bağımsız olarak üreticilere yapılan doğrudan ödemeler gibi üretim ve ticaret üzerinde bozucu etkilerinin hiç olmadığı ya da çok az olduğu düşünülen destekler.

Seek greener pastures : Daha iyi koşullar aramak.

İngilizce Greenest Türkçe anlamı, Greenest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greenest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bustards : Toygiller. Kuşlar (aves) sınıfının, bataklık kuşları (grallae) takımından, bacakları uzun ve kuvvetli, böcek, tane vb. beslenen, büyük ve ağır kuşları içine alan bir familya. Toy kuşu.

Discoloured : Rengi bozulmuş. Solmuş. Rengi değişmiş. Boyası çıkmış. Rengi bozulan.

Little : Ufak. Ufak şey. Azıcık. Kısa. Hemen hemen hiç. Önemsiz. Az miktar. Az miktarda. Be.az miktarda. Az.

Fledglings : Yeni filizlenmeye başlayan. Tüyleri henüz bitmiş yavru kuş. Tecrübesiz. Tüyleri yeni çıkmış kuş. Yavru kuş. Kuş yavrusu. Yeni (yeni) filizlenmeye başlayan. (yeni yeni) yeşeren veya yeşermeye başlayan.

Raws : Sıyrık. Yara. Hamlık. Çiğ. Hassas nokta. Bamteli. Hammadde. Soğuk.

Cobblers : Aptalca konuşma. Şaraplı bir tür koktely. Saçmalık. Meyve pastası. Zırva. Ayakkabı tamircis.

Child : Sonuç. Yavru. Küçük. Seyahatte. Ürün. Bala. Tıfıl. Çaylak. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Soy bakımından oğul veya kız.

 

Goslings : Kaz palazı. Palaz. Kaz yavrusu.

Ladlers : Yarak. Genç erkek. Dil edinim düzeneği. Garson. Erkek çocuk. Genç adam. Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Sıvı taşıyan bir şey. Delikanlı.

Veggie : Vejetaryen. Sebze. Et veya et ürünleri tüketmeyen kimsel. Vejetaryenlik ilkelerine göre yaşayan kimse. Vegetarian (vejetaryen). Vejeteryan. Etyemez.

Greenest synonyms : chop suey greens, salad greens, beet green, lamb's quarter, wild spinach, salad green, turnip greens, leafy vegetable, common sorrel, french sorrel, park, verdure, adolescents, foliage, apprentice, leafage, pigweed, turn green, green finch, immature, fledgling, sapling, fresh, sprout, beginner, junior, blunderings, inurbane, freshes, spinach, catechumens, plant, clumsiest.

Greenest zıt anlamlı kelimeler, Greenest kelime anlamı

Inferior : İkinci derecede. Kalitesiz. İnferiyor. Aşağı. Aşağı derecede olan kimse. Alt, alt taraf. Aşağı derecede olan şey. Ast olan kimse. Ast. Alt.

Chromatic : Renkli. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkser. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Kromatik. Renklere ait. Renksel. Renkle ilgili.