Veinlike türkçesi Veinlike nedir

Veinlike ingilizcede ne demek, Veinlike nerede nasıl kullanılır?

Veinless : Damarsız.

Veinlet : Mineral ya da madenle dolmuş küçük ince çatlak. Küçük damar. Küçük damar (yaprak). Damarcık.

Veinlets : Küçük damar. Damarcık. Küçük damar (yaprak).

Vein dre : Damar tözü.

Be in the vein for : Canı istememek.

Mineral vein : İçinde bir mineral bulunan çatlak dolgusu. Mineral damarı.

Cross vein : Çapraz damar. Çapraz su.

Milk vein : Süt damarı.

Coronary vein : Yüreğin toplardamarları. koroner ven. Koroner toplardamarı. Kalp damarı.

Deep vein thrombosis : Derin toplardamar pıhtılaşması. Derin ven trombozu. (tıp veya medikal terimi) uzun yolculuk sırasında meydana gelebilen bacakların içinde derinde olan kan pıhtılaşması.

İngilizce Veinlike Türkçe anlamı, Veinlike eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veinlike ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Veined : Damarı olan. Ebruli.

Grained : Yongalı. Taneciklere ayrılmış. Elyaflı. Taneli. Tanelenmiş.

Grainiest : Kumlu. Damarlarla dolu. Ağaç damarına benzeyen. Pütürlü. Tanemsi. Çekirdekli. Pürüzlü. Granüllü. Taneli.

Grainy : Ağaç damarına benzeyen. Pütürlü. Pürüzlü. Tanemsi. Taneli. Tane tane. Damarlarla dolu. Granüllü. Çekirdekli.

 

Grainier : Tane tane. Kumlu. Pütürlü. Tanemsi. Damarlarla dolu. Çekirdekli. Ağaç damarına benzeyen. Taneli. Granüllü.

Striates : Çizgi çizgi yapmak. Yivler yapmak. Çizgiler oluşturmak.

Striate : Çizgi çizgi yapmak. Yivli. İnce çizgiler oluşturmak. Çizgili. Oyuklu.

Vas : Vücut sıvısının içinde dolaştığı kanal (anatomi terimi). Vasküler. Damar. Damarsal. Kanal. Arna. Vaz.

Marbled : Mermerli. Mermerden. Mermerlenmiş. Ebrulu. Ebruli. Benekli. Hareli. Mermer kaplamalı. Mermer döşeli.

Patterned : Örneğe göre yapmak. Örnek almak. Desenli. Numune olarak yapılmış.

Veinlike synonyms : granulose, marble, venose, striated, streaking, veiny, streaked, banded, striating, ribbed.

Veinlike zıt anlamlı kelimeler, Veinlike kelime anlamı

Plain : (sürekli) şikayet etmek. Yalın. Sadelik. Vuzuh. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Açıklık. Düz. Sade. Sade bir biçimde.