Vent türkçesi Vent nedir

  • Belli etmek.
  • Havalık.
  • Delik açmak.
  • Havalandırma yapmak.
  • Açığa vurmak.
  • Çıkarmak.
  • Havaiık.
  • Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için).
  • Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru.
  • Havalandırmak.
  • Hava almaya çıkmak.
  • Dışa vurmak.
  • Göstermek.

Vent ile ilgili cümleler

English: "Life is a joint venture", both said and decided to marry.
Turkish: Her ikisi de "hayat ortak bir girişimdir" dediler ve evlenmeye karar verdiler.

English: He is apt to give vent to his feelings.
Turkish: O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.

English: Do not block any ventilation openings.
Turkish: Hiçbir havalandırma deliğini kapatmayın.

English: I wish my venture would work out.
Turkish: Keşke girişimim başarılı olsa.

English: Ali is a venture capitalist.
Turkish: Ali girişimci bir kapitalist.

Vent ingilizcede ne demek, Vent nerede nasıl kullanılır?

Vent disease : Tavşan frengisi. Menfez hastalığı.

Vent fury : Öfkesini salıvermek. Hiddetlenmek. Kızmak. Sinir ifade etmek.

Vent hole : Hava alma boşaltma deliği. Havalandırma deliği. Havalık. Delik. Hava alma deliği. Hava boşaltma deliği. Vent deliği. Hava deliği.

Vent pipe : Hava deliği borusu. Tahliye borusu. Hava firar borusu. Havalandırma borusu. Hava borusu.

Vent stack : Havalandırma bacası. Sıhhi tesisata ait havalık. Havalık. Hava borusu.

 

Air vent plug : Hava boşaltma tapası. Havalandırma tapası.

Give a vent to : Açığa vurmak.

Give vent to frustration : Hayal kırıklığını belli etmek. Hüsranını açıkça göstermek.

Give vent to his emotions : Hissettiklerini göstermek. Duygularını belli etmek. Duygularını ifade etmek.

Vent valve : Boşaltma valfı. Hava firar valfi. Havalandırma valfi.

İngilizce Vent Türkçe anlamı, Vent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broaches : Konuya girmek. İleri sürmek. Açmak (bir konuyu). Şiş. Çekmek. Açmak. Delmek. Şişlemek. Del.

Cast off : Avara etmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Çıkarıp atmak. İlişkisini kesmek. Reddetmek. İlmek atmak. Terk etmek. Mola. Üzerinden etmek.

Betrays : Hıyanet etmek. Hainlik etmek. Ağzından kaçırmak. Hiyanet etmek. Kötüye kullanmak. Yanlış yola sevk etmek. Ele vermek. İhanet etmek. Aldatmak.

Blank : Sövmek. Açık yer. Boşluk. Feshetmek. Boş kağıt. Boş. Boş yer. Yazısız kağıt.

Betokening : Belirtisi olmak. İşaret etmek.

Externalized : Maddileştirmek. Dışsallaştırılmış. Dışlamak. Haricileştirilmiş. Maddileştirilmiş. Cismanileştirilmiş. Yansıtmak.

Blanks : Boş olanlar. Silmek. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boşluklar.

Bore a hole in : Azıcık çürütmek (bir fikri).

Betokens : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Exteriorize : Ortaya çıkarmak (ayrıca exteriorise). Haricileştirmek. Maddileştirmek. Dışlaştırmak. Cismanileştirmek. Dışlamak.

Vent synonyms : smoke hole, give vent, vents, ventilated, air passage, argued, blankest, disclose, cast offs, air vent, aerating, lancinate, bares, honeycombs, externalize, burrowed, manifest, airway, blabs, abstract, holing, blabbed, be indicative of, air, de aerate, honeycomb, give something an airing, air duct, drills, brought out, take an airing, blanker, shows.

 

Vent zıt anlamlı kelimeler, Vent kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Etkisizlik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Durgunluk. Tembellik. Üşengeçlik.

Vent ingilizce tanımı, definition of Vent

Vent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hole or passage for air or any fluid to escape. A volcanic vent. The vent of a mold. To snuff. To give passage or outlet to. To snort. As, the vent of a cask. A small aperture. An inn. To breathe or puff out. Market. Opportunity to sell. A baiting place. To let out at a vent, or small aperture. To vend. To sell. Sale.