Vergers türkçesi Vergers nedir
- Zangoç.
- Kilise memuru.
Vergers ingilizcede ne demek, Vergers nerede nasıl kullanılır?
Verger : Kilise memuru. Zangoç.
Verge into : Çalmak (renk).
Verge on : Sınırında olmak. Kaçmak. Yaklaşmak. Çalmak. Meyletmek. Doğru gitmek. Çalmak (renk).
Be on the verge of : Eşiğine gelmek (yıkımın vb). Üzere olmak.
Be on the verge of death : Hasta yatağında olmak. Azraille savaşmak.
Verge : Eşik. Piskopos asası. Sınır. Yönelmek. Eşiğinde olmak. Çalmak (renk). Sınır oluşturmak. Yaklaşmak. Hudut. Sınırında olmak.
Soft verge : Düşük banket.
Verges : Sınırında olmak. Eşiğinde olmak. Sınır. Eşik. Sınır oluşturmak. Meyletmek. Hudut. Yönelmek. Yaklaşmak. Piskopos asası.
On the verge of doing : Yapmak üzere.
On the verge of : Eşiğinde. Üzere. Eli kulağında.
İngilizce Vergers Türkçe anlamı, Vergers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vergers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ringers : Çanlı araba. Çan çalan kişi. Hile ile yarışa giren yarışmacı. Demir halka. Avlandığında çepeçevre dönen tilki. Tıpatıp benzeri. Çıngıraklı araba. Çancı.
Brink : Ağız (kaya, uçurum). Eşik. Eşik (felaket için). Kenar. Kenar (uçurum için). Kıyı. Ağız.
Ringer : Tıpatıp benzeri. Çıngıraklı araba. Çan çalan kişi. Demir halka. Hile ile yarışa giren yarışmacı. Çancı. Avlandığında çepeçevre dönen tilki. Çanlı araba.
Limit : Belirlemek. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Sınırlama getirmek. Daraltmak. Limit koymak. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Sınırlamak. Erey. Kısıtlamak.
Sexton : Kilise hademesi. Mezarcı.
Sacristans : Kilise kayyumu.
Boundary : Sınır. Kenar. Sinir. Çeper. Ara hattı. Hudut. Had. Limit. Son.
Bound : Sınırlarını çizmek. Sektirmek. Kuşatmak. Sıçramak. Sınırlamak. Kısıtlamak. Kalgımak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sekip geri gelmek. Bağlı.
Consolidation : Ünite. Sert hale gelme durumu, konsolidasyon. özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir. Toplulaştırma. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Yoğunlaştırma. Takviye. Bütünleşme. İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Farklı hesapların birleştirilerek tek bir hesap haline getirilmesi. Birleştirme.
Vergers synonyms : verger, tollers, sacristan, toller, sacrist, church officer, sextons, integration, uniting, sacrists, amalgamation, bell ringer.

Bu kısımda Vergers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vergers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vergers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vergers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.