Versed türkçesi Versed nedir

Versed ile ilgili cümleler

English: That politician is well versed in internal and external conditions.
Turkish: O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.

English: He is well versed in foreign affairs.
Turkish: O dışişlerinde iyi deneyimlidir.

English: Dr. Faust was well versed in alchemy.
Turkish: Doktor Faust simyayı çok iyi bilirdi.

English: The theories of relativity can seem recondite even for people who are well versed in the sciences.
Turkish: İzafiyet teorisi, bilim konusunda uzman insanlar için bile anlaşılması zor görülebilir.

English: The European Union has 24 official languages. But important texts are often available only in three languages: English, French and German. This constitutes a disadvantage for anyone who isn't versed with any of these languages. It's already high time to think about a neutral, common bridge language.
Turkish: Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.

Versed ingilizcede ne demek, Versed nerede nasıl kullanılır?

 

Versed in : Usta olan. Tecrübeli. İyi bilen.

Versed on a subject : Bir alanda bilgili olan. Bir konuda bilgili. Bir konuda becerikli olan.

Well versed in : İle ilgili tecrübeli. İle ilgili yetenekli. İle ilgili bilgili. İle ilgili becerikli. İle ilgili uzman.

Well versed : Yetenekli. Tecrübeli. Bilgili. Becerikli. Uzman.

Conversed : Evirtim. Zıt. Tersinmek. Karşıt anlamlı sözcük. Konuşmak. Söyleşmek. Akis. Görüşmek. Karşıt. Sohbet etmek.

Reversed phase : Ters faz.

Reversed charges call : Ödemeli konuşma.

Traversed : Mil etrafında döndürmek. Dikkatle incelemek. Her iki yöne hareket ettirmek. Karşı çıkmak. Zikzak çizerek gitmek. Karşıdan karşıya geçirmek. Geçmiş. Bir uçtan diğerine çizmek. Çaprazlama geçmek.

Untraversed : Geçilememiş. Gezilememiş. Aşılamamış.

Unversed : Acemi. Tecrübesiz.

İngilizce Versed Türkçe anlamı, Versed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Versed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canniest : Kurnaz. Sakin. Açıkgöz. Tutumlu. Cazip. Tedbirli. Akıllı. Hoş. Dikkatli. Uyanık.

Midazolam : Midazolam. Suda çözünen ve genel anestezinin uzatılması için kullanılan imidazol grubu içeren bir benzodiazepin.

Cannier : Uyanık. Zarif. Akıllı. Sakin. Hoş. Dikkatli. Kurnaz. İdareli. Sessiz.

Back : Arka çıkmak. Geride. Arkasını imzalamak. Art. Arka. Ayak arkası. Arkaya. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Geçmişte. Geri.

Full fledged : Tam vaziyette. Tam. Tüyleri büyümüş. Becerikli. Ehliyetli. Bütün.

Conusant : Bilgisi olan.

Constructor : Kurucu. İnşaatçı. Müteahhit. Yapıcı. İnşaat müteahhiti.

 

Acrimonious : Haşin. Acı. Sert. Huysuz. Hırçın.

Aware : Farkında. Uyanık. Bilinçli. Vakıf. Tetikte. Agah. Haberdar. Farkında olan.

Designing : Şekil verme. Tasarlama. Tasarımlama. Biçimlendirme. Dizayn etme. Tasarım yapma. Kurnaz. Düzenbaz. Becerikli.

Versed synonyms : experient, conversant, sophisticated, artists, deeply read, daedal, adept, crafty, ables, intimate, anti, artisan, canny, adverse, clued up, judgmatic, builder, alien, skilled, practised, craftsmaster, handsome, wisest, talented, old and tried, wiser, connoisseur, craftiest, amiss, awkward, abrupt, handsomer, daedalian.

Versed zıt anlamlı kelimeler, Versed kelime anlamı

Inexperienced : Tecrübesiz. Ham. Dünkü. Acemi. Toy. Deneyimsiz. Çaylak. Görgüsüz.

Versed ingilizce tanımı, definition of Versed

Versed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Acquainted or familiar, as the result of experience, study, practice, etc. Skilled. Practiced. Turned.