Well versed türkçesi Well versed nedir

Well versed ile ilgili cümleler

English: He is well versed in foreign affairs.
Turkish: O dışişlerinde iyi deneyimlidir.

English: The theories of relativity can seem recondite even for people who are well versed in the sciences.
Turkish: İzafiyet teorisi, bilim konusunda uzman insanlar için bile anlaşılması zor görülebilir.

English: Dr. Faust was well versed in alchemy.
Turkish: Doktor Faust simyayı çok iyi bilirdi.

English: That politician is well versed in internal and external conditions.
Turkish: O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.

Well versed ingilizcede ne demek, Well versed nerede nasıl kullanılır?

Well : Fışkırmak. Memba. Sahne altı üçüncü bodrum. Yakşı. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Bagaj. Fışkırıp akmak. İyi. Peki.

Versed : Usta. Marifetli. Tecrübeli. Hünerli. Deneyimli. Ters. Bilgili. Muttali.

Well versed in : İle ilgili becerikli. İle ilgili uzman. İle ilgili bilgili. İle ilgili yetenekli. İle ilgili tecrübeli.

Well accepted : Kabul görmüş. Kabul gören.

Well adjusted : Uyumlu (kişi). İyi ayarlanmış.

Well advanced : Çok mesafe kat etmiş. Büyük gelişme göstermiş. İyi ilerlemiş. Çok gelişmiş.

 

İngilizce Well versed Türkçe anlamı, Well versed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Well versed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Daedalian : Hünerli. Ustalıkla işlenmiş. Zeki. Usta. Yaratıcı. Artistik. Marifetli. Ustalıkla veya mahirane bir şekilde oluşturulmuş ya da çalışılmış.

Efficient : İş bilir. Yaman. Rasyonel. Verimli. Randımanlı. Hızlı ve verimli çalışan. Liyakatli. Yeterli. İşgüzar.

Defter : Daha beceriklisi. Usta. Eli yatkın.

Conusant : Bilgisi olan.

Don : İspanyol efendisi. Giymek. Giyinmek. Öğretim görevlisi. Bey. Tekbiçimli hızlanıra. Hızını her zaman, biriminde eşit tutarda arttığı devinim; değişmez ivmeli devinim. Giydirmek. Kuşanmak veya giyinmek.

Old and tried : Teste dilmiş ve onaylanmış.

Fiend : Çılgınca hoşlanan kimse. İfrit. Zalim adam. Tiryaki. Şeytan. Canavar. Acımasız kimse. Kötü ruh. Zebani.

Capable of : -ebilmek. Yeterli. Yapabilir. Onun kabiliyetleri dahilinde. -ebilir. Ehil.

Dons : Öğretim görevlisi. İspanyol efendisi. Don. Giymek. Öğretmen. Giyinmek. Bey. Giydirmek. Kuşanmak veya giyinmek.

Handsomer : İyi. Eli yatkın. Etkileyici. Levent. Kayda değer. Cömert. Hoş. Bol. Büyük.

Well versed synonyms : canny, able, deeply read, handsomest, experienced, knowledgeable, cannier, capable, enlightened, fiends, aptest, versed in, connoisseurs, accomplished, practiced, donned, hep, practised, judgmatic, insightful, canniest, clued up, competent, learned, cleverer, adroit, handsome, knowings, informed, cleverest, authority, experts, facultative.