Usta nedir, Usta ne demek
Usta; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
- Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi.
- Akıl veren ya da öğreten kimse.
- Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir

- Zanaat öğreticisi.
- Zanaatçılar için unvan.
"Usta" ile ilgili cümle örnekleri
- "Nöbetçi, ustanın anasına ters ters baktı." - N. Hikmet
- "Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi." - R. H. Karay
- "Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi." - T. Buğra
- "Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?" - R. H. Karay
Yerel Türkçe anlamı:
Düzenci, alcı.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Karagöz oynatan sanatçıya verilen ad.
Güreş terimi olarak anlamı:
Yağlı güreşi ve karakucağı öğreten kişi.
Tarih'teki anlamı:
Saray karavaşlarının kıdemlilerine verilen ad.
Yeniçerilerde aşçıbaşılık yapan assubay.
Hassa bostancılarının başı.
Tiyatro'daki terim anlamı:
(Karagöz): Oyun oynatan sanatçı.
Usta isminin anlamı, Usta ne demek:
Erkek ismi olarak; İşinin eri, becerikli kimse.
Bilimsel terim anlamı:
Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi.
Yetişkin âşık. (Geleneğe göre, gençler ustalarına hizmet ederek onlardan saz ve koşuk öğrenirler.)
İngilizce'de Usta ne demek? Usta ingilizcesi nedir?:
artisan
Fransızca'da Usta ne demek?:
expert
Usta tanımı, anlamı:
Usta elinden çıkmak : İşinin ehli olan bir kimse tarafından yapılmak.
Usta olmak : Usta duruma gelmek.
Ustabaşı : Bir iş yerinde çalışan ustaların başı olan ve onları denetleyen kimse.
Usta işi : Eli uz, işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılan.
Lonca ustası : Lonca başkanı.
Sohbet ustası : Konuşması zevkle dinlenen ve doyurucu olan, dinleyicileri âdeta büyüleyen kimse.
Söz ustası : Söz söylemesini bilen veya ağzına söz yakışan kimse.
Ustaca : (usta'ca) El uzluğu ile, ustalıkla, ustacasına. Ustaya yakışan. (usta'ca) Kurnazlıkla.
Ustalaşma : Ustalaşmak durumu.
Ustalaşmak : Bir işi yapmakta usta durumuna gelmek.
Ustalık : Beceriklilik, el uzluğu, maharet. Usta olma durumu.
Ustalıkla : Kurnazca. Ustaca.
Ustalıklı : Ustalıkla yapılmış.
Ustamın adı hıdır elimden gelen budur : Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.
Bakmakla usta olunsa köpekler kasap olurdu : "yapmadan yalnızca nasıl yapıldığına bakarak hiçbir şey öğrenilemez" anlamında kullanılan bir söz.
Kabiliyetli çırak ustayı geçer : "yetenekli çırak, ustasından daha usta olur" anlamında kullanılan bir söz.
Zanaat : İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş, sınaat. El ustalığı isteyen işler.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Öğretici : Öğretme, yetiştirme ve açıklama niteliğinde olan, didaktik.
Zanaatçı : Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi, zanaatkâr.
Unvan : San.
Becerikli : Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.
Mahir : Uzman, işini iyi bilen, usta. Becerikli, yetenekli.
İçin : Ant deyimleri yapan bir söz. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Düşüncesince, kendince, göre. Karşılığında, karşılık olarak. -den dolayı, -den ötürü. Oranla, göz önünde tutulursa. Süre belirten bir söz. Uğruna, yoluna. Amacıyla, maksadıyla. Özgü, ayrılmış.
Akıl : Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Bellek. Düşünce, kanı. Öğüt, salık verilen yol.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Usta çıkmak : Bir zanaatı, usta yanında gereği gibi öğrenerek, ustasınca, o zanaatta artık ustalık yapabileceği -topluluk içinde yapılan bir törende- belirtilmek.
Usta ezgici : XV. ve XVI. yüzyıllarda, Alman kentlerinde, özellikle Nürnberg'de toplanmış olan zanaat ustaları olan ezgiciler (Hans Sachs). Bunlar o zamanın tiyatro gösterilerinde yer alırlardı. R. Wagner'in "Die Meistersinger von Nurnberg" (Nünberg'li Usta Ezgiciler).
Usta malı : Usta ve ünlü âşıkların koşukları. (Âşıklar, fasıllarına önce bu "usta malları" ile başlarlar.)
Usta oyuncu : (Köy oyunu) : Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen adlardan biri. (T.K.O.): Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.
Usta tutma eğrisi : Belirli zaman sürelerinin geçişinden sonra öğrenilenin ne kadarının usta tutulabildiğini gösteren eğri.
Ustacalı : Samsun ilinde, Çarşamba belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Ustacasına : Ustaca.
Ustahasan : Şanlıurfa şehrinde, Hilvan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tokat ilinde, Niksar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Ustalar : Artvin ilinde, Aşağıırmaklar bucağına bağlı bir yer.
Ustalukli : Becerikli, tecrübeli
Usta ile ilgili Cümleler
- Usta motoru topladı.
- Ve ziyafet ustası şaraba dönüştürülen suyu test etti.
- Usta bir marangoz olduğu söylenir.
- Usta hangi hususta?
- Usta Yoda hanginiz?
- Ali ustabaşılığa terfi ettirildi.
- Birçok kişi bir yabancı dil öğrenmenin kelime ve gramer ustalığı gerektirdiğini söylüyorlar.
- Soygun ustalıkla planlandı.
- Onunla ustalıkla başa çıktın.
- Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.
- Ali ustadır.
Diğer dillerde Usta anlamı nedir?
İngilizce'de Usta ne demek? : [United States Tennis Association] n. scent of a wild animal
adj. burnt, singed, scorched
n. mind, sense, senses, reason
Fransızca'da Usta : expert/e, habile, adroit/e, délié/e, industrieux/euse, ingénieux/euse, subtil/e
Almanca'da Usta : n. Magister, Meister
adj. dädalisch, ingeniös, klug
Rusça'da Usta : n. мастер (M), специалист (M), искусник (M), виртуоз (M), корифей (M), дока (M)
adj. искусный, умелый, мастерский, опытный

Bu kısımda Usta nedir? Usta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Usta tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Usta hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.