Versed in türkçesi Versed in nedir

Versed in ile ilgili cümleler

English: That politician is well versed in internal and external conditions.
Turkish: O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.

English: Dr. Faust was well versed in alchemy.
Turkish: Doktor Faust simyayı çok iyi bilirdi.

English: Seasons are reversed in the southern hemisphere.
Turkish: Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.

English: The theories of relativity can seem recondite even for people who are well versed in the sciences.
Turkish: İzafiyet teorisi, bilim konusunda uzman insanlar için bile anlaşılması zor görülebilir.

English: He is well versed in foreign affairs.
Turkish: O dışişlerinde iyi deneyimlidir.

Versed in ingilizcede ne demek, Versed in nerede nasıl kullanılır?

Versed : Usta. Hünerli. Muttali. Tecrübeli. Ters. Deneyimli. Bilgili. Marifetli.

In : İçine. Gelmiş olan. İktidardaki. Halinde. Olarak. Da. İçeriye. Mevsimi gelmiş. İç. Çok moda olan.

Well versed in : İle ilgili yetenekli. İle ilgili becerikli. İle ilgili uzman. İle ilgili tecrübeli. İle ilgili bilgili.

Versed on a subject : Bir konuda bilgili. Bir konuda becerikli olan. Bir alanda bilgili olan.

A bargain is a bargain : Söz bir kere verilir. Anlaşma anlaşmadır.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

İngilizce Versed in Türkçe anlamı, Versed in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Versed in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handsome : Çok. Kayda değer. Levent. Güzel. Becerikli. Yetenekli. İyi görünümlü. Eli yatkın. Hoş. Büyük.

Handsomer : Etkileyici. Becerikli. Levent. İyi. Hoş. Büyük. Eli yatkın. Yetenekli. Kayda değer.

Sophisticated : Entellektüel. Karmaşık. Sofistike. Kültürlü. Düşünceli. İleri. Gelişmiş. Çok yönlü. Görmüş geçirmiş. Bilgiç.

Practised : Pratik yapmış. Becerikli. Deneyimli. Yetenekli. Çalışarak geliştirilmiş. Hünerli.

Old and tried : Teste dilmiş ve onaylanmış.

Well versed : Bilgili. Uzman. Becerikli. Yetenekli.

Conversant with : -i iyi bilen. Aşina. İle aşina. Yakından bilen.

Versed : Muttali. Deneyimli. Ters. Usta. Bilgili. Marifetli. Hünerli.

Experienced : Görgülü. Pişkin. Tecrübe sahibi. Usta. Kaşarlanmış. Görmüş geçirmiş. Deneyim edilmiş. Deneyimli. Olgun. Deneyim sahibi.

Old hand : Kulağı kesik. Kurt. Usta. Üstat. Tecrübeli kimse. Deneyimli kimse. Deneyimli kişi. Eski kurt.

Versed in synonyms : handsomest, practiced.