Handsome türkçesi Handsome nedir

Handsome ile ilgili cümleler

English: Ali is a handsome man, apparently in his thirties.
Turkish: Ali görünüşte otuz yaşlarında yakışıklı bir adam.

English: Ali got jealous when he saw Mary talking to a handsome guy.
Turkish: Ali Mary'yi yakışıklı bir adamla konuşurken gördüğünde kıskandı.

English: A very handsome prince met an exceptionally beautiful princess.
Turkish: Çok yakışıklı bir prens istisnai güzel bir prensesle tanıştı.

English: Ali is a handsome young man.
Turkish: Ali yakışıklı bir genç adam.

English: A handsome man is a good reason to go to hell.
Turkish: Yakışıklı bir adam, cehenneme gitmek için iyi bir nedendir.

Handsome ingilizcede ne demek, Handsome nerede nasıl kullanılır?

Handsome is as handsome does : İnsanlar kıyafetiyle karşılanır fikirleriyle ağırlanır veya uğurlanır. İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamayın.

Handsome lad : Yakışıklı genç. İyi görünümlü genç adam.

Handsome man : Yakışıklı adam.

Handsomely : Fazlasıyla. Bol bol. Çekicice. Hoşça. Güzelce. Cömertçe. Yakışıklıca. Yetenekli bir şekilde. Zarif bir şekilde.

 

Handsomeness : Güzellik. Yakışıklılık. Cömertlik. Bolluk.

Hands imbued with blood : Kana bulanmış eller. Kanla boyanmış eller.

Hands down : Kolaylıkla. Şüphesiz. Kolayca. Hiç zorlanmadan. Apaçık. Parmağını kıpırdatmadan. Herhangi bir zorluk çekmeden. Tereyağından kıl çeker gibi. Çok kolaylıkla. Hiç güçlük çekmeden.

Handsomer : Becerikli. Etkileyici. Eli yatkın. Yakışıklı. Cömert. Tecrübeli. Bol. Yetenekli. İyi. Büyük.

Hands on activity : Uygulamalı alıştırma.

Hands off : Dokunma. Elleşme. Çek elini. Elleme.

İngilizce Handsome Türkçe anlamı, Handsome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handsome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleverest : Esprili. Zeki. Zarif. Cin gibi. Akıllı.

Charismatic : Karizmatik. Büyüleyici. Sempati uyandıran. Büyüleyici bir çekiciliği olan. Çekici.

Copacetic : Başarılı. Tamam (argo terim). Yolunda. Olur.

Cleverer : Daha zeki veya akıllı. Zarif. Zeki. Akıllı. Cin gibi. Esprili.

Bonnier : Gürbüz. Zarif. Yeterli. Göze hoş görünen. Sevimli. Sağlıklı. Sıhhatli.

Defter : Daha beceriklisi. Usta.

Affective : Ruhu duygulandıran, mantıktan çok duygulara dayanan ve bireyin duygu yönüyle yakından ilişkili olan. Dokunaklı. Duygusal. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Hissi. Afektif. Etkin. Duyuşsal. Duygulandırıcı.

Bolus : Top. İri hap. Küme, kitle. bol. Bolus. Yoğunluğu ve atom numarası dokununkine eşdeğer olan ve radyoterapide kullanılan dolgu maddesi. Lokma. Topak. Kapsül. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Devastating : Kahredici. Harap etme. Ezici. Yıkıcı. Çok iyi. Yıkıma sürükleyici. Çekici. Tahrip edici. Tahrip etme.

Handsome synonyms : better looking, fine looking, caboodle, ample, daedalian, bounteous, inclined, clever, baggy, practiced, agile, accomplished, bully for you, bonniest, claret cup, capable, beauty, significant, beauty queen, canny, a lot, belle, handsomer, versed, amiable, tall, canniest, colossal, affable, handsomest, bighearted, cannier, nice looking.

Handsome zıt anlamlı kelimeler, Handsome kelime anlamı

Ugly : Aksi. Pis. Huysuz. Aybacar. Suratsız. Çirkin. Bet. Nahoş. Tatsız. Biçimsiz.

Stingy : Az. Kibritçi. Eli sıkı. Kısmık. Pinti. Hasis. Nekes. Sıkı. Kıt. Paragöz.

Handsome ingilizce tanımı, definition of Handsome

Handsome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To render handsome. Convenient. Skillful. Applied to things as persons. Dexterous. Handy. Ready.