Violation türkçesi Violation nedir

  • Tutmama.
  • Yerine getirmeme.
  • Riayet etmeme.
  • İhlal.
  • İhlal etme.
  • Çiğneme.
  • Bozma.
  • Kutsallığını bozma.
  • Tecavüz etme.
  • Irza tecavüz.
  • Saygısızlık etme.

Violation ile ilgili cümleler

English: You're in violation of the restraining order.
Turkish: Yasaklama emrini ihlal ediyorsun.

English: I don't agree with violation of human rights.
Turkish: İnsan hakları ihlaline katılmıyorum.

English: Marriage is a type of human rights violation.
Turkish: Evlilik bir tür insan hakları ihlalidir.

Violation ingilizcede ne demek, Violation nerede nasıl kullanılır?

Violation during jump ball : Hava atışını bozma. Hava atışı sırasında, oyunculardan birinin, kural gereğince yapmaması gereken bir hareketi yapması. bu durumda atışın yinelenmesi gerekir.

Violation of civil order : Devlet yönetimini ihlal etme. Hükümet idaresi biçimini tanımama. Normal hayat düzenini bozma. Kamu düzenine zarar verme.

Violation of law : Kanunun ihlali. Suç işlenmesi. Yasanın çiğnenmesi. Kanuna muhalefet. Kanunların çiğnenmesi. Kanun ihlali. Kanunun çiğnenmesi. Kanun düzenine uymanın reddedilmesi.

Violation of the foreign currency laws : Yabancı para birimi kanununun çiğnenmesi. Bir ülkenin yabancı bir ülkeyle ilgili olan para birimi kapsamlı kanununun çiğnenmesi.

Alternate mark inversion violation : Almaşan kutupluluk çatışkısı.

 

Clear violation : Açık ihlal. Açıkça ihlal.

Security violation : Güvenlik ihlali. Güvenliği bozma. Güvenlik bozumu.

Cardinality violation : Satır sayısı uyumsuzluğu.

Flagrant violation : Aleni ihlal. -'ın besbelli ortada olan ihlali. Açık ihlal. -'ın açık ihlali.

Parking violation : Park ihlali.

İngilizce Violation Türkçe anlamı, Violation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Violation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cancellations : Silme. Damga. İptal. Lağıv. Kaldırılma. Geçersiz kılma. Damga (pul). İptal olunan şey. İptal damgası.

Encroachment : Başkasının arsasına tecavüz. Tecavüz. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). El uzatma. Taşma. Aşma. Başkasının toprağına geçme. Saldırma. Zarar. Geçme.

Offence : Kusur. Töhmet. Yasaya aykırı davranış. Dargınlık. Darılmak. Kırılma. Ağır suç. İncitme. Kalbini kırma.

Inobservance : Dikkatsizlik.

Breach of the peace : Ayaklanma. Ortalığı karıştırma. Sükunetin bozulması. Karışıklık çıkartma. Asayişi bozma. Kamu düzenini bozma. Toplumsal düzeni bozma. Kargaşalık çıkartma. Düzeni bozma.

Delict : Suç. Kanunu çiğneme.

Bungles : Berbat etme. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Becerememek. Acemice iş yapmak. Karışıklık. Beceriksizlik. Büyük hata. Acemice iş. Berbat etmek. Bozmak.

False pretense : Aldatma. Asılsız iddaa. Sahte iddia. Yalan. Yüksekten atma. Sahte beyan. Hilekarlık ve sahtecilik vasıtasıyla para veya mal elde etme (hukuk terimi).

Inexecution : Tamamlamama. İfa etmeme. Yerine getireme. Yapılmam.

 

Violation synonyms : lying under oath, bearing false witness, disorderly behavior, public nudity, wrongful conduct, indecent exposure, criminal assault, nonperformance, mastications, run over, nonconsummation, disturbance of the peace, misconduct, changing, inroad, infraction, munching, violence, usurpation, abolishment, breakings, annulments, law breaking, infringement, breaches, infringe, crime, false pretence, contravention, wrongdoing, infringed, chews, non performance.

Violation ingilizce tanımı, definition of Violation

Violation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being violated. The act of violating, treating with violence, or injuring.