Virgule türkçesi Virgule nedir

  • Virgül.
  • İki alternatif arasına konan bölme işareti veya taksim işareti.

Virgule ingilizcede ne demek, Virgule nerede nasıl kullanılır?

Virgules : Virgül. İki alternatif arasına konan bölme işareti veya taksim işareti.

Virgulate : Asa şeklinde. Baston şeklinde.

Virgate : Dik. 30 akreye eşit bir arazi ölçü birimi. İnce.

Virgation : Demetleşme. Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.

Virgil : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek ismi. Güney dakota'da (abd) bir kasaba. Publius vergilius maro (mö. 70-19). İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İllinois'te (abd) bir köy. Bir soyadı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Epik aeneid i yazan antik roma şairi. Kansas eyaletinde şehir.

Virgin medium : Temiz ortam. Bakire ortam. Bakir ortam.

Virgin birth : Herhangi bir erkekle cinsel ilişkiye girmemiş bir kadının yaptığı doğum. Bakire doğumu. Erden doğumu. Genç bir kızın hiç bir cinsel ilişkide bulunmadan, şu ya da bu biçimde karşılaştığı doğaüstü güçler, koruyucular, ruhsallaşan nesnelerin etkisiyle gebe kalıp, çocuk doğurabileceğine ilişkin evrensel bir halk inancı, bk. doğum. Bakireden doğma. Bakire bir kadının yaptığı doğum.

Virgilian : Virgil'e ait.

Virgin gold : İşlenmemiş altın. Alaşımsız altın. Saf altın. Katışıksız altın.

 

Virgin mary : Meryem ana. Meryemana. Hazreti meryem.

İngilizce Virgule Türkçe anlamı, Virgule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virgule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separatrix : Ayrılan ya da bölünen şey. Bölen veya ayıran şey. Ayraç.

Punctuation mark : Noktalama imi. Noktalama işareti.

Comma : Binlik ayracı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı. Ara. Koma.

Commas : Virgüller.

Solidus : Tam katılaşma eğrisi. Taksim (/) işareti. Eski roma'da kullanılmış olan altın madeni para. Yatık çizgi.

Stroke : Vuruş. Devi. Tenis, bilgisayar, eskrim, masa tenisi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Felç. Darbe. Okşamak. Kılıçoyuncusunun kendine özgü uyguladığı vuruş ya da dürtüş. Okşayış. Özel vuruş. İnmek.

Punctuation : Çekitleme. Noktalama. Yazıda okumayı kolaylaştırmak için birtakım işaretlerin kullanılması: nokta (.), virgül (,), noktalı virgül (;), iki nokta (:), ünlem işareti (!), soru işareti (?), üç nokta (…), düzeltme işareti (^), tırnak («»), ayraç () gibi. Bilgisayar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lafa karışma. Noktalama işaretleri. Bir filmin çekim, görünçlük, ayrım, bölüm gibi çeşitli bölünmelerini birbirinden ayırmada kullanılan yöntemlerin tümü. (bunların başlıcaları kesme, zincirleme, kararma-açılma, silinme, silinmeli kararma ve açılma, noktalı kararma ve açılma, yıldırım geçişidir). Noktalama işareti. Sözünü kesme.

 

Diagonal : Almaçların görüntülük boyunu belirtmekte temel alınan öğe. Köşegen, köşe birleştirici. Çapraz. Yay esnemesi uzaması. Çapraz takviye. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diyagonal. Bir çokgende ardışık olmayan iki köşeyi birleştiren çizgi. Verev. Köşegenel.

Slash : Kamçılamak. Ağır eleştirmek. Kılıçla yol açmak. Eğik çizgi. Kesmek. Kesmek (kesici bir aleti kuvvetle savurarak). Yara açmak. İyice indirmek. Yarmak.

Virgule synonyms : virgules.

Virgule ingilizce tanımı, definition of Virgule

Virgule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A comma.