Visa türkçesi Visa nedir

  • Ülkeler arasında yapılacak geziler için siyasal görevlilerce belgelere konulan geçiş özgürlüğü.
  • Vize.
  • [#onay Onaylamak].
  • Vize vermek.
  • Onay.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Geçiş belgesi.
  • Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav.

Visa ile ilgili cümleler

English: Ali has been living here on an expired visa since 2013.
Turkish: Ali 2013'ten beri süresi dolmuş bir vizeyle burada yaşıyor.

English: Americans need a visa to travel to China.
Turkish: Amerikalıların Çin'e seyahat etmeleri için bir vizeye ihtiyaçları var.

English: Do you accept the Visa card?
Turkish: Visa kartını kabul ediyor musunuz?

English: Could you please issue me a visa again?
Turkish: Lütfen bana tekrar bir vize düzenler misiniz?

English: Do you accept Visa card?
Turkish: Kredi kartı kabul ediyor musunuz?

Visa ingilizcede ne demek, Visa nerede nasıl kullanılır?

Visa support : Viza desteği.

Consular visa : Konsolos vizesi. Konsolosların verdiği vize.

Entrance visa : Giriş vizesi. Bir ülkeye girişe müsade eden pasaport üzerindeki onay.

Entry visa : Giriş vizesi.

Exit visa : Çıkış vizesi.

Advisability : Uygunluk. Tavsiye edilebilirlik.

Visaing : Vize. Onaylamak. Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav. Vize vermek. Onay.

Transit visa : Transit vize. Transit vizesi. Geçiş vizesi.

 

Visaed : Onaylamak. Vize vermek. Vize edilmiş.

Visages : Sima. Yüz. Çehre. Surat.

İngilizce Visa Türkçe anlamı, Visa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imprimatur : Kilisenin verdiği basma izni. Tasvip. Tasdik. Basılma müsadesi. İzin. Özellikle dini kitap hakkında. Ruhsat.

Applaud : Alnından öpmek. Alkış tutmak. Takdir etmek. El çırpmak. Beğenmek. Alkışlamak. Benimsemek.

Approbation : Onama. Tasvip. Uygun bulma. Beğenme. Övgü. Tasdik. Onaylama. Resmi izin. Tensip.

Attestations : Şahadet. Yemin. Kanıt olma. Doğruluk beyanı. İspat. Tasdik. Onaylama. Tanıklık. Kanıtlama.

Affirmations : Tasdik. Bildirme. Tasvip. Olumlama. Doğrulama. Tasdik etme. Yemin yerine geçen söz.

A posteriori probability : Ardıl olasılık.

Accede : İktidara gelmek. Muvafakat etmek. Uymak. İş başına gelmek. Katılmak. Yönetime geçmek. Razı olmak. Tahta çıkmak. Kabul etmek.

Accepts : Kabullenmek. Üstlenmek. Anlamak. Hazmetmek. Kabul etmek. Almak. Katlanmak.

Acknowledges : Teslim etmek. Tanımak. Doğruluğunu kabul etmek. Kabul etmek. İkrar etmek. Alındığını bildirmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Alındılamak. Kabullenmek.

Visa synonyms : visas, approvals, visaing, approbated, abadir test, affirm, countenance, a b model, a priori analysis, indorse, endorsement, acknowledging, a posteriori criteria, a level, applauds, acknowledgment, acknowledgement, affirmation, abc method, accept, viseing, approval, sanction, a posteriori information, a priori information, applauding, acknowledgments, passport, a priori probability, backing, assents, vised, attestation.

 

Visa zıt anlamlı kelimeler, Visa kelime anlamı

Disapprove : Tasvip etmemek. Onaylamamak. Kabul etmemek. Kınamak. Beğenmemek. Karşısında olmak. Reddetmek. Uygun görmemek. Onamamak.

Visa ingilizce tanımı, definition of Visa

Visa kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To indorse, after examination, with the word visé, as a passport. [Bakınız: Vis&?. To visé. ].