Waiters türkçesi Waiters nedir
Waiters ile ilgili cümleler
English: The waiters bumped into each other and dropped their trays.
Turkish: Garsonlar birbirlerine çarptılar ve tepsilerini düşürdüler.
English: We might have to hire some new waiters.
Turkish: Bazı yeni garsonlar kiralamak zorunda kalabiliriz.
English: It's customary for waiters and waitresses to introduce themselves using only their first names.
Turkish: Bay ve bayan garsonların ilk isimlerini kullanarak kendilerini tanıtması gelenekseldir.
English: Zailaiba Bar is hiring waiters; are you interested?
Turkish: Zailaiba Bar garsonlar istihdam ediyor; ilgilenir misiniz?
Waiters ingilizcede ne demek, Waiters nerede nasıl kullanılır?
Dumbwaiters : Servis asansörü. Yemek servisi masası. Yemek ve başkaca şeyleri taşımak için kullanılan küçük asansör. Dönen servis masası. Yemek asansörü.
Headwaiters : Başgarson. Baş garson. Şef garson. Metrdotel.
Coast waiter : Kıyı ticareti için gelen ve nakledilen malları denetleyen gümrük görevlisi.
Dumb waiter : Servis asansörü. Yemek asansörü. Servis masası. Servis arabası.
Fee a waiter : Garsona bahşiş vermek.
Landwaiter : Gümrük memuru. Gümrükçü.
Land waiter : Gümrük görevlisi. Gümrük memuru.
Dumbwaiter : Yemek ve başkaca şeyleri taşımak için kullanılan küçük asansör. Yemek servisi masası. Servis asansörü. Yemek asansörü. Dönen servis masası. Portatif servis masası.
Headwaiter : Şef garson. Baş garson. Başgarson. Metrdotel.
Tidewaiter : Gemiye çıkan gümrükçü.
İngilizce Waiters Türkçe anlamı, Waiters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Waiters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flunkey : Dalkavuk. Evet efendimci.
Seawater : Tuzlu su. Deniz suyu. Denizden gelen tuzlu su ile alakalı.
Polemic : Zıtlaşma. İnanç tartışması. Polemik. Polemiğe giren kimse. Münakaşalı. Sert tartışma. Tartışma. Fikir savaşı. İhtilaflı. Tartışmalı.
Author : Yazar. Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi. Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse.
Slush : Bulaştırmak. Değersiz şey. Çamurlu. Çalkalanmak. Yağlamak (mühendislik terimi). Sulu çamur. Suda yürümek. Karlı. Makine yağı. Aşırı duygusallık.
Snowflake : Arizona eyaletinde şehir. Kar tanesi. Kar taneciği. Karçiçeği. Lapa kar. İri kar tanesi. Kartanesi. Karkuşu. Kuşbaşı kar.
Hydrogen : Hidrojen.
Drafter : Tasarı hazırlayan kimse. Planlayan kimse. Çizimci. Teknik ressam. Tasarımcı.
Ground water : Yer altı sular. Yer altı tabakalarından elde edilmiş ve yüzey sularıyla direk etkileşim içinde olmayan su. Uluslararası suyu. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yer suyu. Yer altı suyu. Zemin suyu. Yeraltı suyu. Yeraltı su örtüsü. Yerkabuğunun az çok derin katmanlarında, gözenekli kayaçların boşluklarını dolduran ya da kimi kayaçların bir sünger gibi emmesiyle oluşan su örtüsü.
Biographer : Biyografi yazarı. Yaşam öyküsü yazan.
Waiters synonyms : atomic number 8, snow mist, polemist, bath water, gagwriter, body of water, alliterator, diamond dust, folk writer, poetiser, poetizer, atomic number 1, word painter, gothic romancer, literary hack, h2o, frost mist, ice needle, water of crystallisation, wordmonger, frost snow, poudrin, reviewer, abstracter, wordsmith, bilge water, well water, commentator, bilge, essayist, saltwater, teardrop, sudor.
Waiters zıt anlamlı kelimeler, Waiters kelime anlamı
Hard water : Acı su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Sert su. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su. Kireçli su. Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Acısu.
Soft water : Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Fransız sertlik derecesi 714 arasında olan su, tatlı su. Az kireçli su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Aktaşsız su. Tatlı su. İçinde çok mineral bulunmayan musluk suyu. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Yumuşak su.
Saltwater : Deniz suyuna ait. Tuzlu suya ait. Tuzlu suya özgü. Deniz. Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu su.
Waiters antonyms : high sea, international waters, fresh water, territorial waters.

Bu kısımda Waiters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Waiters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Waiters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Waiters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.