Seawater türkçesi Seawater nedir

Seawater ile ilgili cümleler

English: You can't drink seawater because it's too salty.
Turkish: Deniz suyunu içemezsin çünkü su çok tuzlu.

Seawater ingilizcede ne demek, Seawater nerede nasıl kullanılır?

Seawaters : Deniz suyu. Tuzlu su.

Seawall : Sedde. Dalgakıran. Deniz duvarı. Set. Deniz seddi. Deniz kenarına yapılan set. Tahkimat duvarı.

Seawalls : Set. Deniz duvarı. Deniz seddi. Dalgakıran. Sedde. Deniz kenarına yapılan set. Tahkimat duvarı.

Seaward : Deniz tarafı. Denize doğru giden. Denize doğru. Denizden esen.

Seawards : Denize doğru.

Seaweed : Suyosunu. Deniz yosunu. Alg. Denizyosunu. Varek. Yosun.

Seaworthy : Denize açılabilir. Denize elverişli. Deniz seferine dayanıklı. Denize açılmaya uygun. Denizde seyahat etmeye uygun. Denize dayanıklı.

Seaweeds : Yosun. Deniz yosunu. Suyosunu.

Seaways : Denizyolu. Deniz trafiği. Geminin hızı. Deniz yolu. Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. Derin suyolu. Su yolu.

Seaway : Deniz yolu. Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. Derin suyolu. Denizyolu. Su yolu. Geminin hızı. Deniz trafiği.

İngilizce Seawater Türkçe anlamı, Seawater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seawater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

K : İngiliz alfabesinin on birinci harfi. İngiliz alfabesinin on birinci. Harfi. Potasyumun simgesi. Kelvinin simgesi. Tamam.

Iodine : İyot. Vücutta çok az bulunan, tiroit hormonlarının üretimine katılmasıyla önem kazanan, eksikliğinde tiroit bezinin büyümesiyle belirgin guatr hastalığına neden olan mineral. İyodin. İyod.

Iodin : İyodin. Halojen gruba ait kimyasal element (kimya).

Brine : Salamura. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Deniz. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Salamura suyu. Turşu suyu. Okyanus.

Sodium : Natriyum. Na. Atom numarası 11, atom ağırlığı 22.990, özgül ağırlığı 0.971, değerliği bir, yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte, alkali bir metal element, natriyum. Sodyum. Atom numarası 11, atom ağırlığı 2 99, değerliği 1, sembolü na olan yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte alkali bir metal. hücreler arası sıvının en önemli ve en çok bulunan katyonu, natriyum. asit baz dengesini, ozmotik basıncı ve su metabolizmasını ayarlayan impuls taşınmasında görev alan bir elementtir.

 

Calcium chloride : Kireçkaymağı. Kalsiyum klorit. Toz kontrolünde ve yollardaki buzu eritmek için kullanılan nemi emince eriyen tuz. Kalsiyum klorid. Kimyasal formülü cacl2 olan hidroklorik asidin kalsiyum tuzu ve bunun hidratlaştırılmış formları. Kalsiyum klorür.

Na : Na. Dünya'daki üçüncü en büyük kıta (kanada, grönland, meksika, ve abd'nin dahil olduğu). Yok. Yoksa. Natriyum. Kuzey amerika. Sodyumun simgesi. Atom numarası 11, atom ağırlığı 22.990, özgül ağırlığı 0.971, değerliği bir, yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte, alkali bir metal element, natriyum. Sodyum. Uygulanamaz.

Br : Bromun simgesi. British rail (ingiliz demiryolları). Britanya'nın demiryolları kurumu.

Bromine : Brom (simgesi br). Bromür. Bromin. Brom.

Water : Islatmak. Ağız sulanmak. Yaşarmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulandırmak. Suluboya. Kedi köpek vb'ne su vermek. Su. Harelemek. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik.

Seawater synonyms : atomic number 35, atomic number 11, h2o, atomic number 53, atomic number 19, saltwater, seawaters, potassium, brines, evaporite, thalasso, sea water, sodium chloride, common salt, salt water, brackish water, red tide, i.

Seawater zıt anlamlı kelimeler, Seawater kelime anlamı

Fresh water : Temiz su. Kaynak suyu. Tatlı su. Yumuşak su. Tatlısu. Taze su.