Fresh water türkçesi Fresh water nedir

Fresh water ile ilgili cümleler

English: That fish lives in fresh water.
Turkish: O balık tatlı suda yaşar.

English: This device made it possible to turn sea-water into fresh water easily.
Turkish: Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.

English: Flowers and trees need clean air and fresh water.
Turkish: Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.

English: Ali emptied the water out of the bottle before he refilled it with fresh water.
Turkish: Ali taze suyla yeniden doldurmadan önce, suyu şişeden boşalttı.

English: Fish such as carp and trout live in fresh water.
Turkish: Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.

Fresh water ingilizcede ne demek, Fresh water nerede nasıl kullanılır?

Fresh : Giyilmemiş. Dirilik. Küstah. Serin. Dinç. Taze. Acemi. Körpe. Yüzsüz. Zinde.

Water : Yaşarmak. Sulanmak. Sulamak. Ağız sulanmak. Göz sulanmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Suluboya. Su vermek.

Fresh water fishery : Göl, akarsu, yapay havuz ve gölet gibi sularda yapılan ve deniz balıkçılığına göre tür ve nicelik bakımından önemli olmayan balıkçılık. Tatlı su balıkçılığı.

 

Fresh water lake : Tatlı su gölü. Genellikle yer üstünden ya da altından dışa akışı olan göl türü.

Fresh air : Temiz hava. Taze hava. Açık hava. Kırsal bölge havası. Temiz saf hava.

Fresh air friend : Temiz hava delisi.

İngilizce Fresh water Türkçe anlamı, Fresh water eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fresh water ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pure water : Enteral ve göz ürünleri dışında, diğer ilaçların hazırlanmasında kullanılan 10 ppm’den fazla katı madde içermeyen ve ph’sı 5-7 arasında olan su, damıtık su, demineralize su. Saf su. Arı su.

Slack water : Durgun su. Gel-git esnasında suyun çekilmeye başladığı zaman.

Spring water : Memba suyu. Pınar suyu. Kaynak-memba suyu. Bir kaynaktan çıkan yeraltı suyu. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yer altındaki jeolojik özelliklere bağlı olarak, doğal veya yapay bir biçimde yerin üstüne yükselen sular. Maden. Doğal bir biçimde yeryüzüne çıkan yer altı suyu, kaynak suyu.

Limnetic : Limnetik. Göl veya bataklığa ait olan.

Soft water : İçinde çok mineral bulunmayan musluk suyu. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Az kireçli su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Aktaşsız su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Freshwater : İç sular. Tatlı suya ait. Denize alışkın olmayan. Taşra. Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri. Tatlı suda yaşayan. Tatlısuda yaşayan. Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular.

Mineral water : Maden suyu. Kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Maden sodası. İçinde erimiş durumda mineral tuzları ya da gazlar bulunan ve bir kaynaktan çıkan içme suyu. Madensuyu. Herhangi bir ek işlemden geçirilmeksizin, çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içeren doğal sular. Mineral suyu. İçinde çözünmüş olarak, değişik nitelik ve nicelikteki mineral tuzlarını ya da kimi gazları içeren ve bu nedenle kendine özgü tadı olan su. İçerisinde çözünmüş bulunan madde miktarı toplam 250 ppm’den az olmayan su, doğal mineral su.

Fresh water synonyms : sweet water.