Fresh air türkçesi Fresh air nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Kırsal bölge havası.
  • Temiz hava.
  • [#açık Açık hava].
  • Temiz saf hava.
  • Taze hava.

Fresh air ile ilgili cümleler

English: Let some fresh air in.
Turkish: İçeriye biraz temiz hava girsin.

English: Go out and get some fresh air instead of watching TV.
Turkish: TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .

English: Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
Turkish: Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.

English: Light is as necessary as fresh air is for health.
Turkish: Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.

English: Let this smoky air out of the room and let some fresh air in.
Turkish: Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.

Fresh air ingilizcede ne demek, Fresh air nerede nasıl kullanılır?

Fresh : Temiz. Işıl ışıl. Hayat dolu. Körpe. Zinde. Acemilik. Dinç. Taravet. Günlük. Acemi.

Air : Teneklendirerek kurutmak. Caka satmak. Gökyüzü. Tavır. Eda. Yayına sokmak. Kurutmak. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Hafif rüzgar. Caka.

Fresh air friend : Temiz hava delisi.

Fresh air inlet : Temiz hava girişi. Taze hava girişi. Taze hava emme deliği.

Fresh air ventilator : Taze hava vantilatörü.

Breath of fresh air : Güzel kokan ve temiz hava. Yeni ve tazeleyici şey. Taze bir nefes.

 

Get some fresh air : Hava almak. Biraz temiz hava almak.

İngilizce Fresh air Türkçe anlamı, Fresh air eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fresh air ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advance heading : Ayak kılavuzu.

Additional support : Ek destek.

Activated carbon : Aktif karbon. Etkin karbon. Aktive edilmiş karbon. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Emici kömür. Aktif kömür.

Acetylene lamp : Karpit ışıtacı. Asetilen lambası. Karpit lambası.

Acid treatment : Asitle işleme. Asitle muamele. Asitle arıtma. Ekşitleme.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

The open : Açık yer. Açık turnuva. Açık deniz. Açıklık.

Acid proof : Ekşite dirençli. Aside dayanıklı. Asit geçirmez. Asite dirençli.

Fair weather : Açık havaya uygun. Açık iyi hava. İyi hava.

Outdoors : Dışarıda. Açık havada. Dışarısı.

Fresh air synonyms : acidization, open area, clear the air, actinolite, acid rock, adit, open air, abandoned mine, advance per shift, out of doors, hypaethral, outdoor, additional flotation, abandon, alfresco, ozone, advancing longwall.