The open türkçesi The open nedir
- Açık yer.
- Açık turnuva.
- Açıklık.
- Açık deniz.
- Açık hava.
The open ile ilgili cümleler
English: We had a good time in the open air.
Turkish: Açık havada iyi zaman geçirdik.
English: Ali pointed at the open window.
Turkish: Ali açık pencereyi gösterdi.
English: She thought they were about to fly out through the open window.
Turkish: O açık pencereden uçmak üzere olduklarını düşünüyordu.
English: Ali looked out the open window.
Turkish: Ali açık pencereden dışarı baktı.
English: After the wind has stopped, let's sail the boat off to the open sea.
Turkish: Rüzgar durduktan sonra, tekneyle açık denize yelken açalım.
The open ingilizcede ne demek, The open nerede nasıl kullanılır?
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Open : Yarılmak. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Serbest. Ferah. Karara bağlanmamış. Bildirmek. Açılmak. Dürüst. Kısık olmayan (ses). Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.
The open bridges : Ürdün nehri üzerine iki köprü inşa etmek suretiyle yaratılan ürdün israil ve batı şeria arasındaki bağlantı. Açık köprüler.
The open bridges policy : Açık köprüler politikası. Ürdün nehri üzerine iki köprü inşa etmek suretiyle yaratılan ürdün israil ve batı şeria arasındaki bağlantı konusundaki politika.
The open sea : Engin deniz. Açık deniz.
Came into the open : Açığa çıkma. Saklandığı yerden çıkma.
Bring into the open : Açığa çıkarmak. Ortaya çıkarmak.
İngilizce The open Türkçe anlamı, The open eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The open ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Offings : Engin.
Alfresco : Açık havada yapılan. Açık havada.
Open fields : Geniş açık alan. Ortak kullanılan tarlalar.
The open sea : Engin deniz.
Offing : Engin.
Blue water : Mavi su. Derin sular.
Break : Bozdurmak. Çatlatmak. Dizginlemek. Kaçmak. Söylemek. Kopmak. Tan. Parçalanmak. Uymamak. Kesme.
Ocean : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Okyanus. Derya. Anadeniz. Umman. Okyanus denizi.
Berths : Limana girmek. Yatak yer vermek. Gemici ranzası. Rıhtıma bağlamak. Rıhtıma yanaşmak. Görev. Demir yeri. Yatacak yer bulmak. Palamarla bağlamak.
Blank : Yazısız kağıt. Boş. Boş kağıt. Feshetmek. Boşluk. Sövmek. Çıkarmak. Silmek.
The open synonyms : open sea, broadness, candidnesses, high seas, certainties, air gap, seagoing, openings, open space, baldness, fresh air, ocean going, deep sea, outdoor, candidness, berth, out of doors, gap, fair weather, apartness, apertures, outdoors, open area, apparentness, aperture, candors, offshore, candor, blanker, hypaethral, open field, blankest, open air.

Bu kısımda The open kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The open ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The open anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The open ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.