Offings türkçesi Offings nedir

Offings ingilizcede ne demek, Offings nerede nasıl kullanılır?

Be in the offing : Yakın olmak (zaman). Eli kulağında olmak. -mek üzere olmak.

In the offing : Yakında. Açıkta. Pek uzak olmayan olay. Enginlerde. Olmak üzere. Ha oldu ha olacak. Açık denizde. Olması yakın. Eli kulağında.

Offing : Engin. Açık deniz.

Doffing : Çıkarmak. Takım çıkartma. Atmak. Başından savmak.

Enfeoffing : Tımar vermek. Tımar veya zeamet verme. Tımar şeklinde verme.

Coffin joint : Toynak eklemi. (at) toynak eklemi.

Scoffing : Alay etmek. Yemek. Kıtıra almak. Oburca yemek. Dalga geçmek. Gülmek. Hapır hupur yemek. Dudak bükmek. Eğlenmek. Maskara etmek.

Boffin : Bilimadamı. Bilimsel araştırmacı. Bilim adamı.

Coffin : Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap. Deniz seferine elverişsiz gemi. Tabuta koymak. Açılmaya elverişsiz gemi. Radyoaktif madde sızdırmaz kurşun kap. Tabut.

Coffin maker : Tabutçu.

İngilizce Offings Türkçe anlamı, Offings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Future : Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. İstikbal. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Müstakbel. İleriki. Gelecek zaman kipi. Vadeli. Gelecek zaman. Yarın. Ati.

 

Profound : Çok derin. İçine işleyen. Bilgili. Derya. İçten. İçe işleyen. Adamakıllı. Bilge. Şiddetli. Etkili.

Ocean going : Okyanusa uygun. Okyanusta işleyen. Uzak yol.

Offshore : Kıyıdan denize doğru. Açıklarında. Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Kıyıdan uzakta. Denizde. Karadan gelen. Ofşor. Kıyıdan uzak. Dış.

Open sea : Alarga. Açık. Okyanus veya denizlerin karasuları dışında kalan kıyıdan uzak bölgesi. Kara sularının dışında hiçbir devletin egemenliğinde olmayan denizler. Denizin kara ile çevrilmiş olmayan tarafı.

Water : H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Islatmak. Harelemek. Suluboya. Sulanmak. Yaşarmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Ağız sulanmak. Su.

 

Futurity : Gelecekteki durum. Gelecek. İstikbal. İlerisi. Gelecekçilik.

Broad : Hoşgörülü. Esas. Karı. Belli. Geniş. Kadın. Genişliğinde. Açık. Genel. Yüzeysel.

Depth : Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. Yoğunluk. Umman. Ahlak azlığı. Derinlik. Koyuluk. Derin yer. Dip. Bilinçaltı.

Spacious : Havadar. Vasi. Açık. Bol. Geniş. Ferah. Bol bol. Açıklıklı.

Offings synonyms : body of water, time to come, offing, cosmic, boundless, main, extensive, immense, the open sea, deep sea, profounder, exalted, hereafter, high seas, broads, profounds, blue water, the open, profoundest, briny, ocean, seagoing, expansive.

Offings zıt anlamlı kelimeler, Offings kelime anlamı

Past : Sona ermiş. Sabık. Bitmiş. -siz. Geçe. Uzağında. Dilb.geçmiş. Geçmiş zaman. Geçen. Mazi.