Coffin türkçesi Coffin nedir

  • Tabut.
  • Tabuta koymak.
  • Açılmaya elverişsiz gemi.
  • Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap.
  • Deniz seferine elverişsiz gemi.
  • Radyoaktif madde sızdırmaz kurşun kap.

Coffin ile ilgili cümleler

English: The coffin was empty.
Turkish: Tabut boştu.

English: Ali looked into the coffin.
Turkish: Ali tabutun içine baktı.

English: Ali doesn't sleep in a coffin like most vampires.
Turkish: Ali çoğu vampirler gibi bir tabut içinde uyumaz.

Coffin ingilizcede ne demek, Coffin nerede nasıl kullanılır?

Coffin bone : (at) toynak içindeki ayak kemiği. Toynak içindeki ayak kemiği.

Coffin joint : Toynak eklemi. (at) toynak eklemi.

Coffin maker : Tabutçu.

Coffin nail : Sigara.

Coffin plate : Tabut üstüne konulan levha.

Cofficient of solvency : İşletmenin yükümlülüklerinin varlıklarının içindeki payı. Ödeyebilirlik oranı.

Encoffin : Tabuta koymak. Tabuta yerleştirmek.

Scoffing : Alay etmek. Kıtıra almak. Dudak bükmek. Gülmek. Dalga geçmek. Oburca yemek. Maskara etmek. Hapır hupur yemek. Eğlenmek. Yemek.

Absorption cofficient : Yutma (yutulma) katsayısı. Bir ortamın sonsuz ince bir katının iç yutma çarpanının, bu katın kalınlığına bölümü.

Coffins : Açılmaya elverişsiz gemi. Tabut. Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap. Tabuta koymak. Deniz seferine elverişsiz gemi. Radyoaktif madde sızdırmaz kurşun kap.

 

İngilizce Coffin Türkçe anlamı, Coffin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coffin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Casketed : Mücevher kutusu. Kutuya koymak. Kutu. Küçük kutu.

Biers : Tabut taşımak için kullanılan tekerlekli sedye. Tabut sehpası. Ayaklı tabut altlığı. Cenaze teskeresi.

Caskets : Mücevher kutusu. Kutu. Küçük kutu. Kutuya koymak.

Casketing : Mücevher kutusu. Kutuya koymak. Kutu. Küçük kutu.

Encoffin : Tabuta yerleştirmek.

Place : Ev. Anımsamak. Hane. Mahal. Vermek (para). İş. Yerleştirmek. Mevki. Yazdırmak.

Pose : Soru sorarak şaşırtmak. Hayret ettirmek. Taslamak. Tavır takınmak. Doğurmak (sorun). Poz yapmak. Şaşkınlık uyandırmak. Frikik vermek. Yerleşmek. Poz.

Lay : Mevki. Şarkı. Kaymak. Kurmak (sofra). Şarkı sözü. Yatma. Örmek (tuğla). Sermek. Yüklemek (suç). Konum.

Coffin synonyms : coffined, coffins, box, coffining, set, casket, sarcophagus, put, position, bier.

Coffin ingilizce tanımı, definition of Coffin

Coffin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To inclose in, or as in, a coffin. The case in which a dead human body is inclosed for burial.