Açık deniz nedir, Açık deniz ne demek

  • Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü.
  • Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin

"Açık deniz" ile ilgili cümleler

  • "Susuzluk korkusu, çölde, açık denizde, çorak bir dağ başında kapkara kızgın bir el gibi insanın gırtlağına sarılabilir." - N. Hikmet

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Okyanus veya denizlerin karasuları dışında kalan kıyıdan uzak bölgesi.

İngilizce'de Açık deniz ne demek? Açık deniz ingilizcesi nedir?:

high seas, open sea

Almanca'da Açık deniz ne demek?:

offenes meer

Fransızca'da Açık deniz ne demek?:

haute mer

Açık deniz tanımı, anlamı:

Deniz : Geniş alan. Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Aydaki düzlükler. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Kalan : Artan, mütebaki. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

 

Kıyı : Kenar, periferi. Sahil. Issız, tenha yer. Kara ile suyun birleştiği yer.

Uzak : Yakın olmayan yer. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Arada çok zaman bulunan. İhtimali az olan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Bol (elbise). Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro.

Engin : Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi.

Açık deniz balıkçılığı : Özel balıkçı tekne ve gereçleriyle yapılan, büyük anapara ve örgütlenmeye dayalı balıkçılık. Okyanus veya denizin sahanlık alanı ötesinde, genellikle karasuları dışında kalan sularda yapılan balıkçılık. Limandan ayrıldıktan sonra en az yedi gün süreyle denizde kalıp avlama yapabilen, avladıkları balıkları muhafaza ve işleme imkânlarına sahip donanımlı gemilerle yapılan avcılık biçimi, kıyı ötesi balıkçılığı, ofşor balıkçılık.

Açık deniz kafes balıkçılığı : Deniz kıyısından 500 metreden açıkta ve 40 metreden daha derin bölgelerde kurulan kafeslerde yapılan balıkçılık.

Açık deniz kafes sistemleri : Deniz kıyısından 500 metreden açıkta ve 40 metreden daha derin bölgelerde kurulabilen kafesler.

Diğer dillerde Açık deniz anlamı nedir?

İngilizce'de Açık deniz ne demek? : n. high seas, the open sea, the open, offshore, offing

Fransızca'da Açık deniz : la haute mer, pleine mer, large [le]

Almanca'da Açık deniz : n. Hochsee, Räumte