High seas türkçesi High seas nedir

  • Enginler.
  • Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
  • Açık sular.
  • Açık denizler.
  • Açık deniz.
  • Herhangi bir ülkenin egemenliğinde olmayan sular.

High seas ingilizcede ne demek, High seas nerede nasıl kullanılır?

High : Kabarmak. Büyük vites. Uçma. Yüksek yer. Yüksek. Rekor. Yüksek basınçlı bölge. Lise. Direnmek. Pikap.

Seas : Deniz. Gözlem anında rüzgar etkisiyle oluşan dalgalar. Derya. Dalga.

Convention on high seas : Açık deniz sözleşmesi.

On the high seas : Enginlerde. Açık denizlerde.

Principle of liberty of high seas : Açık denizlerin serbestliği ilkesi.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

İngilizce High seas Türkçe anlamı, High seas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High seas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ocean : Okyanus. Anadeniz. Umman. Derya. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Okyanus denizi.

Offings : Engin.

Deep sea : Derin su. Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad. Derin deniz. Kıyıdan uzakta.

Seagoing : Açık denize çıkmaya elverişli (gemi). Açık denizlerde seyre uygun. Açık denize uygun. Açık denize çıkmaya elverişli. Açık denize giden (gemi).

Open sea : Denizin kara ile çevrilmiş olmayan tarafı. Açık. Kara sularının dışında hiçbir devletin egemenliğinde olmayan denizler. Alarga. Okyanus veya denizlerin karasuları dışında kalan kıyıdan uzak bölgesi.

 

The deep : Deniz. Okyanus.

The waves : Deniz.

Offshore : Kıyıdan uzakta. Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Yabancı. Kıyıdan uzak. Ofşor. Yabancı ülkeden. Kıyıdan denize doğru. Kıyıdan esen. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü.

The open : Açık hava. Açık yer. Açıklık. Açık turnuva.

High seas synonyms : davyjonesslocker, offing, blue water, the open sea, ocean going.