Seas türkçesi Seas nedir

Seas ile ilgili cümleler

English: According to the weather forecast, the rainy season will set in next week.
Turkish: Hava tahmini göre, yağışlı mevsim önümüzdeki hafta başlayacak.

English: After a slow summer season, business began to pick up.
Turkish: Yavaş bir yaz sezonundan sonra iş ilerlemeye başladı.

English: It's feared that some low-lying Pacific Island nations will disappear as seas rise as a result of global warming.
Turkish: Pasifik'teki düşük rakımlı bazı ada ülkelerinin, deniz seviyesinin küresel ısınma sonucu yükselmesiyle yok olmasından korkuluyor.

English: According to the weather forecast, the rainy season will set in before long.
Turkish: Hava tahmini göre, yağışlı mevsim çok geçmeden başlayacak.

English: According to the weather report, the rainy season will start next week.
Turkish: Hava durumu raporuna göre, yağış mevsimi gelecek hafta başlayacak.

Seas ingilizcede ne demek, Seas nerede nasıl kullanılır?

Half seas over : Aşırı alkollü. Çakırkeyif. Alkolden dolayı tamamen kendinden geçmiş. Sarhoş.

Beyond the seas : Denizaşırı. Denizlerin ötesinde.

Convention on high seas : Açık deniz sözleşmesi.

Freedom of the seas : Bir kimsenin arzu ettiği yere denize açılma özgürlüğü. Denizlerin serbestisi. Gemilerinin açık denizde herhangi bir engel olmadan serbest olarak hareket edebilmesi. Denizlerin serbestliği.

 

High seas : Açık deniz. Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Enginler. Açık sular. Herhangi bir ülkenin egemenliğinde olmayan sular. Açık denizler.

Territorial seas : Karasuları. İç deniz.

Seashell : İçerisinde bir deniz hayvanının (örneğin bir deniz salyangozunun) yaşadığı sert boş kabuk. Deniz hayvanı kabuğu. Deniz kabuğu. Denizkabuğu.

On the high seas : Açık denizlerde. Enginlerde.

Seascape : Deniz manzarası. Deniz resmi.

Principle of liberty of high seas : Açık denizlerin serbestliği ilkesi.

İngilizce Seas Türkçe anlamı, Seas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naval : Savaş gemilerine ait. Denizcilik. Savaş gemileriyle ilgili. Bahriyeye ait. Deniz harp. Savaş gemisi. Denize ait. Savaş gemileri ile ilgili. Deniz kuvvetlerine ait. Bahri.

Profoundest : Derin. Engin. Etkili. Şiddetli. Bilgili. Çok derin. İçe işleyen. İçine işleyen. Adamakıllı.

Profounder : Şiddetli. Derin. Engin. Etkili. İçten. Bilge. Adamakıllı. İçine işleyen. Bilgili.

Marine : Deniz piyadesi. Denizsel. Denizciliğe ait. Denizci. Marin. Bahri. Denize ait. Deniz askeri. Deniz kuvvetlerine ait.

Corrugation : Ondüle. Yiv. Oluk. Kıvrık. Kırışık. Buruşturma. Ondülasyon. Kırıştırma. Kırışma.

Intoxicated : Sarhoş. Alkollü. Mest. Kendinden geçmiş.

Profounds : İçe işleyen. Bilgili. Engin. Etkili. Adamakıllı. Şiddetli. Derin. Çok derin. İçten.

 

Upsurge : Ani ve hızlı artış. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Artış. Yükselme. Ani artış. Yükselmek. Kabarmak. Hızlı artış. Kabarma.

Jiggers : Yelkenli gemi. Jigger. Ete gömülen pire. Alet. Gözcü. Çiğ dansçısı. İsteka desteği. Küçük yelkenli. İçki ölçeği. Golf sopası.

Sea row : Dekorda deniz görünümünü sağlayan taban.

Seas synonyms : gadget, nautical, main, crimp, thingumabob, sea, thingummy, bluest, brine, inebriated, affair, undulations, mains, the waters, jigger, undulation, maritime, crimps, the wave, brines, oceans, deep, saltwater, bluer, blue, profound, thingumajig, ocean, mare, drunk, a large body of water, sweetie.

Seas zıt anlamlı kelimeler, Seas kelime anlamı

Sober : Gösterişsiz. Akla yatkın. Aşırıya kaçmayan. Ayıltmak. Ayık. Dizginlemek. Ağırbaşlı. Ciddi. Temkinli. İçkide aşırıya kaçmayan.