Derya nedir, Derya ne demek

Derya; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Derya" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kul Mustafa eydür coştum / Aşkın deryasına düştüm" - Kul Mustafa

Yerel Türkçe anlamı:

Araba ve kağnılarda buğday sapı, ot taşınırken düşmemesi için arabanın yan kanatlarına çakılan dikine ağaçlar.

Deniz, derya

Derya isminin anlamı, Derya ne demek:

Erkek ismi olarak; Deniz. Çok bilgili, engin kimse. Çok, pek çok. Kız ismi olarak; Deniz. Çok bilgili, engin kimse. Çok, pek çok.

Derya anlamı, kısaca tanımı:

Derya gibi : Çok bilgili. pek çok.

Deryadil : Her şeyi hoş gören, çok sabırlı.

Kaptanıderya : Osmanlı Devleti'nde deniz kuvvetlerinin en büyük askerî ve idari amiri, kaptan paşa.

Lebiderya : Deniz kenarı.

Çamur deryası : Her tarafı çamurla kaplı.

Deniz : Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Aydaki düzlükler. Geniş alan. Çokluk, yoğunluk.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bilgili : Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.

Bir : Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ancak, yalnız. Sadece. Tek. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan.

Bol : Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

Yer : Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Gezinilen, ayakla basılan taban. Durum, konum. Yerküre. Ülke. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. İz. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum, vaziyet. Önem. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam.

Deryanur : (derya:nur) Bir kız ismi olarak anlamı; Çok güzel, çok parlak olan.

Diğer dillerde Derya anlamı nedir?

İngilizce'de Derya ne demek? : n. sea, ocean, a large body of water, the waters

Almanca'da Derya : n. Ozean

Rusça'da Derya : n. море (N), кладезь (M)