Deep sea türkçesi Deep sea nedir

  • Açık deniz.
  • Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Derin su.
  • Kıyıdan uzakta.
  • Derin deniz.

Deep sea ingilizcede ne demek, Deep sea nerede nasıl kullanılır?

Deep : Karanlık. Koyuluk. Dalgın. Derinlik. Tok (ses). İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Ciddi. Derin. Karışık.

Sea : Derya. Umman. Denizle ilgili. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Dalga. Okyanus. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Deniz.

Deep sea fishing : Okyanusta balık avlama. Açık deniz balıkçılığı. Özel balıkçı tekne ve gereçleriyle yapılan, büyük anapara ve örgütlenmeye dayalı balıkçılık.

Deep sea navigation : Açık deniz seyir bilimi. Uzak deniz seferi.

Deep sea steamer : Açık deniz gemisi.

Deep sea voyage : Uzak deniz yolcuğu. Uzak deniz yolculuğu.

Deep sea water : Derin deniz. Denizin derin bölgeleri.

İngilizce Deep sea Türkçe anlamı, Deep sea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deep sea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ocean going : Uzak yol. Okyanusa uygun. Okyanusta işleyen.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Offshore : Yabancı. Yabancı ülkeden. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü. Karadan gelen. Kıyıdan uzak. Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Kıyıdan denize doğru. Açıklarında.

Offing : Engin.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

The open : Açık hava. Açık yer. Açıklık. Açık turnuva.

Seagoing : Açık denize uygun. Açık denize giden (gemi). Açık denizlerde seyre uygun. Açık denize çıkmaya elverişli (gemi). Açık denize çıkmaya elverişli.

Deepwater : Missouri eyaletinde şehir.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Deep sea synonyms : open sea, agricultural specialisation, abrasion platform, ocean, aboriginal population, ageing of the population, deep sea water, air route, agricultural production, agrarian geography, blue water, adventife cone, abandoned meander, afforestation, deep water, the open sea, altimetric profile, high seas, offings, alluvial deposit.