Offing türkçesi Offing nedir

Offing ile ilgili cümleler

English: Ali was excited about the new job offer since he'd felt stagnant and unappreciated in his current position, but when he told his boss that he was thinking about leaving, his boss told him that a promotion and a pay raise were in the offing if he would stay, so it left Ali in a quandary about what to do.
Turkish: Ali şu anki görevinde durgun ve takdir edilmemiş hissettiğinden dolayı yeni iş teklifi hakkında heyecanlıydı fakat patronuna ayrılmayı düşündüğünü söylediğinde patronu ona eğer kalırsa bir terfi ve zammın yakında olduğunu söyledi bu yüzden Tom'u ne yapacağı konusunda ikilem içinde bıraktı.

Offing ingilizcede ne demek, Offing nerede nasıl kullanılır?

Be in the offing : Eli kulağında olmak. -mek üzere olmak. Yakın olmak (zaman).

In the offing : Eli kulağında. Pek uzak olmayan olay. Yakında. Enginlerde. Olmak üzere. Açık denizde. Açıkta. Ha oldu ha olacak. Olması yakın.

Offings : Açık deniz. Engin.

Doffing : Atmak. Başından savmak. Takım çıkartma. Çıkarmak.

Enfeoffing : Tımar vermek. Tımar veya zeamet verme. Tımar şeklinde verme.

Coffin bone : (at) toynak içindeki ayak kemiği. Toynak içindeki ayak kemiği.

Coffin plate : Tabut üstüne konulan levha.

Boffin : Bilim adamı. Bilimsel araştırmacı. Bilimadamı.

 

Coffin : Açılmaya elverişsiz gemi. Radyoaktif madde sızdırmaz kurşun kap. Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap. Deniz seferine elverişsiz gemi. Tabuta koymak. Tabut.

Boffins : Bilim adamı. Bilimsel araştırmacı.

İngilizce Offing Türkçe anlamı, Offing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immense : Mükemmel. Kocaman. Çok geniş. Muazzam. Uçsuz bucaksız. Hudutsuz. Sonu olmayan. Çok büyük. Harika.

Deep sea : Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad. Derin su. Kıyıdan uzakta. Derin deniz.

Cosmic : Geniş. Sınırsız. Acunsal. Evrensel. Kozmik. Harika. Kozmoza ait.

Hereafter : İleride. Ahirette. Ahret. Bunu müteakip. Ölümden sonraki yaşam. Gelecek. Bundan sonra. Ahiret. Bundan böyle. Gelecekte.

The open sea : Engin deniz.

Extensive : Kapsamlı. Geniş alan. Geniş ölçüde yapılan. Uzatılmış. Ekstansif. Geniş çaplı. Büyük. Yaygın. Geniş.

Spacious : Havadar. Açıklıklı. Geniş. Bol. Vasi. Bol bol. Açık. Ferah.

Futurity : Gelecek. Gelecekteki durum. Gelecekçilik. İlerisi. İstikbal.

Offshore : Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Kıyıdan denize doğru. Kıyıdan uzakta. Dış. Kıyıdan uzak. Karadan gelen. Yabancı. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü. Ofşor.

Profound : Derya. Şiddetli. Adamakıllı. Bilgili. Etkili. Derin. İçe işleyen. Etkileyici. İçten.

Offing synonyms : time to come, body of water, profoundest, high seas, ocean, briny, blue water, broads, the open, seagoing, open sea, expansive, exalted, boundless, future, main, broad, ocean going, profounder, depth, offings, water, profounds.

 

Offing zıt anlamlı kelimeler, Offing kelime anlamı

Past : Uzağında. Eski. Bir kimsenin geçmişi. Yanından geçerek. Dün. Geçmiş. Mazi. Evveliyat. -den sonra. Bitmiş.

Offing ingilizce tanımı, definition of Offing

Offing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : We saw a ship in the offing. As, the ship had ten miles offing. That part of the sea at a good distance from the shore, or where there is deep water and no need of a pilot. Also, distance from the shore.