Offshore türkçesi Offshore nedir

  • Açıklarında.
  • Ofşor.
  • Yabancı ülkeden.
  • Denizlerin kıyıdan uzak bölümü.
  • Denizde.
  • Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan.
  • Dış.
  • Açık deniz.
  • Kıyıdan uzakta.
  • Karadan gelen.
  • Kıyıdan denize doğru.
  • Yabancı.
  • Kıyıdan uzak.
  • Kıyıdan esen.

Offshore ingilizcede ne demek, Offshore nerede nasıl kullanılır?

Offshore breeze : Karadan denize veya açık sulara doğru esen hafif rüzgar. Kara meltemi.

Offshore cage fisheries : Açık deniz kafes balıkçılığı. Deniz kıyısından 500 metreden açıkta ve 40 metreden daha derin bölgelerde kurulan kafeslerde yapılan balıkçılık.

Offshore cage units : Açık deniz kafes sistemleri. Deniz kıyısından 500 metreden açıkta ve 40 metreden daha derin bölgelerde kurulabilen kafesler.

Offshore drilling : Deniz dibi sondajı. Deniz dibi delmesi. Deniz sondajı.

Offshore fisheries : Kıyı ötesi balıkçılığı. Açık deniz balıkçılığı. Okyanus veya denizin sahanlık alanı ötesinde, genellikle karasuları dışında kalan sularda yapılan balıkçılık. limandan ayrıldıktan sonra en az yedi gün süreyle denizde kalıp avlama yapabilen, avladıkları balıkları muhafaza ve işleme imkanlarına sahip donanımlı gemilerle yapılan avcılık biçimi, kıyı ötesi balıkçılığı, ofşor balıkçılık.

Left offs : Ortada bırakılmış. Dışlanmış. Çıkarılmış.

 

Offscourings : Çer çöp. Pislik. Yüz karası. Süprüntü. Çerçöp. Bozuntu.

Offshade : Renk farkı. Hatalı renk.

Offshoot : Yan çalışma. Kök. Şube. Torun. Yan kuruluş. Bir ailenin dalı. Filizlenme. Soy. Yan ürün. Dal.

Cast offs : İlişkisini kesmek. Örgüde ilk ilmeği atmak. Reddetmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Atmak. Çıkarmak. Terk etmek. Çıkarıp atmak. Örgüye başlamak. İlmek atmak.

İngilizce Offshore Türkçe anlamı, Offshore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offshore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outer : Dış taraftaki. Dıştaki. Harici. Dışarıdaki. Dışsal.

Blue water : Derin sular. Mavi su.

Externus : Dış. dışta bulunan. Eksternus. Harici.

Barbarous : Görgüsüz. Barbar. Uygarlaşmamış. Vahşi. İnsanlık dışı. Barbarca. Haşin. Yontulmamış. Kaba.

External : Eksternal. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dıştan gelen. Dışa değin. Yüzeysel. Dışta. Dışarıdan gelen. Dışa ait.

At sea : Şaşkın. Şaşırmış halde. Kafası karışmış. Gemide. Anlamaz.

Afloat : Havada. Gemide. Yüzer durumda. Yüzmekte olan. Yüzen. Dolaşmakta (söylenti v.s.). Suda. Su basmış. Su üstünde. Su dolmuş.

Outsides : Dış kısım. En fazla miktar. Dışarısı. Dış taraf. Dış görünüş. Açık havada olan. Dışarı. Dıştan. Dış (taraf).

The open sea : Engin deniz.

Offshore synonyms : on the water, off shore, marine, exotics, exterior, ocean, foreign to, foreign, seagoing, allochthonous, auslander, outers, outside, exteriors, barbarian, ecto, extrinsic, offing, offings, high seas, extraneous, exotic, the open, ocean going, alien, aliening, outdoor, deep sea, extrinsical, barbarians, outlying, from abroad, open sea.

 

Offshore zıt anlamlı kelimeler, Offshore kelime anlamı

Onshore : Kıyıda. Sahile doğru olan. Kıyı berisi. Sahilde. Kıyıya yakın. Denizden karaya doğru esen. Kıyının kara tarafı. Denizden karaya doğru. Denizden karaya. Kıyıya yakın olan.

Inshore : Kıyı yakınında. Bir okyanus veya denizin kıyıya yakın olan sığ kısımları. Kıyıya doğru. Kıyıda. Sahilde. Kıyıya yakın. İnşor.

Offshore ingilizce tanımı, definition of Offshore

Offshore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An offshore signal. As, an offshore wind. From the shore.