Onshore türkçesi Onshore nedir

  • Kıyının kara tarafı.
  • Kıyıda.
  • Denizden karaya.
  • Kıyıya yakın olan.
  • Denizden karaya doğru.
  • Denizden karaya doğru esen.
  • Kıyıya.
  • Kıyı berisi.
  • Sahile doğru olan.
  • Kıyıya yakın.
  • Kıyıya doğru.
  • Sahilde.

Onshore ingilizcede ne demek, Onshore nerede nasıl kullanılır?

Onshore cage fisheries : Kıyıya yakın bölgelerde, birkaç metre uzaklıktan başlayan bir çizgide kurulan kafeslerde yapılan balıkçılık. Kıyı kafes balıkçılığı.

Onshore cage units : Kıyı kafes sistemleri. Kıyıya yakın bölgelerde, birkaç metre uzaklıktan başlayan bir çizgide kurulabilen kafes sistemleri.

Ironshod : Demir taban. Demir nallı.

Moonshot : Aya roket fırlatma. Aya yolculuk.

Moonshots : Aya yolculuk. Aya roket fırlatma.

Avoidance relationship : Kaçınma ilişkisi. Belli yakınları, örneğin bir erkekle kaynanasını birbirine dokunmaktan ya da yakın ilişkiden sakınmaya iten özel bir davranış biçimi.

Archonship : Eski atina'da başyargıç makamı (yunanistan).

Blood relationship : Akrabalık ilişkisi. Kan akrabalığı. Ortak bir ata ile bağlılık ilişkisi. Kan bağı ilişkisi. Kan bağı. Kan hısımlığı.

Championship : Şampiyonluk. Bir topluluğun, bir bölgenin, belirli bir süre için en iyi yarışmacısını ya da takımını seçmek amacıyla düzenlelenen yarışmaların tümü. Şampiyona. Üstünlük. Birincilik yarışmaları. Birincilik.

 

Archonships : Archonship. Eski atina'da başyargıç makamı (yunanistan).

İngilizce Onshore Türkçe anlamı, Onshore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onshore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shorewards : Sahile doğru.

Inshore : İnşor. Kıyı yakınında. Bir okyanus veya denizin kıyıya yakın olan sığ kısımları.

Seaward : Deniz tarafı. Denize doğru giden. Denizden esen. Denize doğru.

Beachside : Sahile bakan. Sahile yakın. Denize nazır. Denize bakan. Kumsala nazır. Sahil üzerinde. Sahile sıfır. Sahil üzerinde veya sahile yakın bulunan. Sahile nazır.

In shore : Karaya yakın.

Shoreward : Sahile doğru.

Seaboards : Deniz kenarı. Yalı boyu. Deniz kıyısı. Sahil kesimi. Sahil. Kıyı. Kıyı bölgesi. Kıyı şeridi.

Ashore : Karada. Karaya.

On shore : Karada.

Littorals : Kıyı. Sahille ilgili. Sahilde ya da sahil yakınında bulunan. Sahil. Sahil boyu. Kıyısal. Kıyı bölgesiyle ilgili. Sahile yakın. Kıyıya ait.

Onshore synonyms : coastward, seaboard.

Onshore zıt anlamlı kelimeler, Onshore kelime anlamı

Offshore : Kıyıdan uzak. Kıyıdan uzakta. Kıyıdan denize doğru. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü. Ofşor. Dış. Denizde. Kıyıdan esen. Karadan gelen. Açıklarında.