Immense türkçesi Immense nedir

Immense ile ilgili cümleler

English: An immense monument was erected in honor of the eminent philosopher.
Turkish: Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.

English: He left an immense fortune to his children.
Turkish: Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.

English: Sailors spend weeks or months in the immense ocean.
Turkish: Denizciler engin okyanusta haftalar ya da aylar harcarlar.

English: Ali is immensely powerful.
Turkish: Ali son derece güçlü.

English: Nevertheless, I'm immensely proud.
Turkish: Bütün bunlara rağmen, ben son derece gurur duyuyorum.

Immense ingilizcede ne demek, Immense nerede nasıl kullanılır?

Immensely : Çok. Gayet. Çok fazla. Son derece. Pek çok.

Immenseness : Genişlik. Enginlik.

Immensities : Genişlik. Uçsuz bucaksız olma. Büyük miktar. Sınırsızlık. Çok büyük şey. Enginlik. Çok büyük olma.

Immensity : Sonsuzluk. Sınırsızlık. Uçsuz bucaksız olma. Enginlik. Çok büyük şey. Büyük miktar. Çok büyük olma. Genişlik.

Immensurable : Ölçülemez.

Immeasurability : Ölçülmezlik. Ölçülemezlik. Ölçülemez olma durumu.

Immediacies : Doğrudanlık. Yakınlık. Acillik. Dolaysızlık.

 

Immediate : Dolaysız. Araçsız. Hazır. Çabuk. Mübrem. En yakın olan. Şu an ki. Hemen ardından gelen. En yakın. Derhal.

Immeasurably : Çok büyük bir şekilde. Devasa bir şekilde. Ölçülemez bir şekilde. Kocaman bir şekilde.

Immeasurably small : Sonsuz. Sonsuz küçük. Küçük.

İngilizce Immense Türkçe anlamı, Immense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burliest : Yapılı. Güçlü kuvvetli. Kapı gibi. İrikıyım. Çam yarması gibi. Cüsseli. Palavracı. İri yarı.

Broads : Kaba. Göze çarpan. Açık. Hoşgörülü. Liberal. (argo) kadınlar. Kartlar. Serbest. Geniş.

Belter : Harikulade sayılan kişi. Yüksek sesli popüler şarkı. Eşsiz ve mükemmel görülen şey. Muhteşem görülen kimse. Müthiş. Yüksek sesli şarkıcı.

Offing : Açık deniz.

Spacious : Bol. Havadar. Bol bol. Ferah. Açık. Vasi. Geniş. Açıklıklı.

Infinites : Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Mutlak. Sonsuz. Muazzam bir. Tükenmez. Nihayetsiz. Sonsuzluk. Sayısız. Sonsuz olan şey.

Coolest : Tamı tamına. Abartısız. Uygun. Soğuk. Serin. Soğukkanlı. Küstah. Klas.

Fab : Bir antikor molekülünde antijenle bağlanan kısım, fab. Antijen bağlayan parça. Hızlı atom bombardımanı.

Bang up : Bozmak. Zarar vermek. Hasar vermek. Birini kötü dövmek. Mahvetmek. Ağır şekilde zarar vermek. Canına okumak. Birini pataklamak. Berbat etmek.

Almighty : Sınırsız gücü olan. Her şeye gücü yeten. Süper. Ulu. Tek güç. Son derece. Büyük. Tanrı. Yüce.

Immense synonyms : fantastical, vast, profound, absolute, all around, above reproach, beyond praise, endless, bulkiest, bonzer, colossal, cosmic, boundless, belting, no end in sight, enormous, beautiful, amazing, unbounded, beltings, elephantine, beaut, abysmal, brills, breathtaking, astronomical, extensive, gargantuan, alpha plus, great, accomplished, burly, beauts.

 

Immense zıt anlamlı kelimeler, Immense kelime anlamı

Small : Sıradan. Ufak ufak. Minik. Ufacık. Mini. Hafif. Ufak tefek. Zayıf. Fakir. Önemsiz.

Little : Değersiz. Genç. Hemen hemen hiç. Az miktar. Ufak. Kısa. Birazcık. Be.az miktarda. Azıcık. Küçük.

Immense ingilizce tanımı, definition of Immense

Immense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Huge. Vast. Immeasurable. Unlimited. In commonest use: Very great.