Spacious türkçesi Spacious nedir

Spacious ile ilgili cümleler

English: Spacious apartments in Tokyo are hard to come by.
Turkish: Tokyo'da geniş dairelere uğraması zordur.

English: This house is very spacious.
Turkish: Bu ev çok geniş.

English: This car is spacious and comfortable.
Turkish: Bu araba geniş ve komforlu.

English: This car is spacious and practical.
Turkish: Bu araba geniş ve kullanışlı.

Spacious ingilizcede ne demek, Spacious nerede nasıl kullanılır?

Comfortably spacious : Ferah.

Spaciously : Bolca. Genişçe. Havadar bir şekilde. Geniş bir alanla.

Spaciousness : Genişlik. Havadarlık. Ferahlık. Genlik.

Spacial : Uzayda meydana gelen. Yüzeye ait (spatial olarak da yazılır). Uzay ile ilgili. Uzaya ait. Uzaysal. Yüzeye ait.

Spacing : Ara uzaklık. Uzaklaşma. Bir soru çizinliğinde özellikle açıkuçlu sorular kullanıldığında yeter yanıt alabilmek üzere uygun genişlikte yer bırakma. Espas. Aralık koyma. Yerayırım. İki kişi ya da kişi ile nesne arasındaki uzaklığı sağlama hareketi. Boşluk. Aralık. Aralık bırakma.

Angular spacing : Açısal aralık.

Spacing out : Boşluk bırakmak. Ara vermek. Aralıklı.

Spacings : Aralık. Ara.

Spacing changes : Aralama değişiklikleri.

Border spacing : Kenarlık aralığı.

 

İngilizce Spacious Türkçe anlamı, Spacious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spacious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Profounds : İçe işleyen. Derya. Adamakıllı. Etkili. Bilgili. İçten. Çok derin. Derin. Şiddetli.

Airiest : Neşeli. Hafif. Çevik. Boş. Hava gibi hafif. Hayali. Havai. Kendine bir hava veren. Çalım satan.

Aboveground : Toprak üstündeki. Toprağın üzerinde olan. Zemin üstündeki. Topraküstü. Yeryüzündeki. Yer düzeyi üstünde. Yeryüzünde. Yerüstü.

Handsomely : Yakışıklıca. Çekicice. Yetenekli bir şekilde. Güzelce. Cömertçe. Fazlasıyla. Zarif bir şekilde. Hoşça.

Affluents : Bir nehrin ayağı. Varlıklı. Hali vakti yerinde. Gönençli. Çok. Zengin. Refah içinde. Irmak ayağı. Gürül gürül akan.

Breezy : Cıvıl cıvıl. Rüzgarlı. Meltemli. Havalı. Neşeli. Hareketli. Esintili. Şen şakrak. Umursamaz. Şen.

Apparentness : Görünüşte olan. Meşru mirasçı olma. Meşru mirasçılık. Açıklık. Bariz. Ortadalık. Anlaşılır olma. Ortada oluş. Belli olma.

Custodian : Müze sorumlusu. Bekçi. Sorumlu kimse. Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş. Koruyucu. Kapıcı. Müdür. Muhafız.

Roomier : Oda arkadaşı.

Galores : Bolca. Pek çok. Çok miktarda. Çok.

Spacious synonyms : avowed, extensive, administrators, limitless, airy, cosmical, abundantly, commodious, caboodle, in armfuls, detailed, exalted, comfortably spacious, depth, relief, bap, big, liberally, ample, bare, claret cup, bounteous, blankest, above board, in abundance, blanker, broader, breezier, abundant, large, offings, convenient, barer.

 

Spacious zıt anlamlı kelimeler, Spacious kelime anlamı

Small : Mütevazı. Mütevazi. Zayıf. Küçücük. Arka. Mini. Küçük küçük. Az. Ufak ufak. Alçak.

Little : Az. Önemsiz. Az miktarda. Genç. Küçük. Cici. Değersiz. Hemen hemen hiç. Azıcık. Ufak.

Incommodious : Rahatsız. Kullanışsız. Zahmetli.

Spacious ingilizce tanımı, definition of Spacious

Spacious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extending far and wide. Vast in extent.