Deep sea fishing türkçesi Deep sea fishing nedir
- Okyanusta balık avlama.
- Özel balıkçı tekne ve gereçleriyle yapılan, büyük anapara ve örgütlenmeye dayalı balıkçılık.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Açık deniz balıkçılığı.
Deep sea fishing ingilizcede ne demek, Deep sea fishing nerede nasıl kullanılır?
Deep : Dalgın. Karmaşık. Derinlik. Deniz. Koyuluk. Karışık. Aşırı. Dip. Karanlık.
Sea : Dalga. Okyanus. Deniz. Derya. Denizle ilgili. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Umman. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi.
Fishing : Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü. Av. Balıkçılık. Tahlisiye. Balık tutma. Balık dalyanı. Balık avcılığı. Ağız arama. Balık avı.
Deep sea : Kıyıdan uzakta. Derin su. Derin deniz. Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad. Açık deniz.
Deep sea navigation : Açık deniz seyir bilimi. Uzak deniz seferi.
Deep sea steamer : Açık deniz gemisi.
Deep sea voyage : Uzak deniz yolcuğu. Uzak deniz yolculuğu.
Deep seated : Çok derin. Kökleşmiş. Yerleşmiş. Sabit. Köklü.
Deep sea water : Derin deniz. Denizin derin bölgeleri.
İngilizce Deep sea fishing Türkçe anlamı, Deep sea fishing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deep sea fishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Agricultural production : Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Zirai üretim. Taze meyve. Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Tarımsal üretim.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.
Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Deep sea fishing synonyms : afforestation, offshore fisheries, ageing of the population, aluvial coast, age pyramid, deep fishing, offshore fishery, air route, aluvial terrace.

Bu kısımda Deep sea fishing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deep sea fishing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deep sea fishing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deep sea fishing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.