Depth türkçesi Depth nedir

  • Bolluk.
  • Bilinçaltı.
  • Yoğunluk.
  • Derinlik.
  • Ahlak azlığı.
  • Derin yer.
  • Engin.
  • Dip.
  • Koyuluk.
  • En derin nokta.
  • Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni.
  • Umman.

Depth ile ilgili cümleler

English: It shows the depth of his love for his family.
Turkish: Bu onun ailesine olan aşkının derinliğini gösterir.

English: I'm afraid my depth perception is very poor.
Turkish: Korkarım benim derinlik algım çok zayıf.

English: The sperm whale can dive to a depth of 1,000 meters.
Turkish: Sperm balinası 1000 metre derinliğe dalabilir.

English: We measured the depth of the river.
Turkish: Nehrin derinliğini ölçtük.

English: ׁWe're measuring the depth of the river.
Turkish: Biz nehrin derinliğini ölçüyoruz.

Depth ingilizcede ne demek, Depth nerede nasıl kullanılır?

Depth bomb : Su bombası. Sualtı bombası.

Depth charge : Sualtı bombası. Derinlik bombası. Su bombası.

Depth contour : Derinlik konturu. Eşderinlik eğrisi. Derinlik eğrisi. Eş derinlik çizgisi.

Depth curve : Derinlik eğrisi. Eşderinlik eğrisi.

Depth dose : Derinlik dozu. Organizmanın belli bir derinliğinde bulunan soğrulmuş doz.

Depth intoxication : Derinlik sarhoşluğu. Çok derinlere hızlıca dalan dalgıçları etkileyen durum. Vurgun.

 

Depth finder : İskandil. Derinlik ölçer.

Depth of deposition : Bırakım derinliği. Tortu derinliği. Bırakıntı derinliği. Depozisyon derinliği.

Depth of colour : Renk derinliği. Renk koyuluğu.

Depth interview : İnsan kişiliğinin derinlerine inmek ya da tutum ve davranışların örtük, dolaylı anlatımlarını açıklığa kavuşturmak amacıyla, durum içinde beliren ipuçlarını izleyerek biçimsel görünüşlerin altındakileri gözlemeyi amaçlayan görüşme. Derinliğine görüşme. Derinlemesine görüşme tekniği.

İngilizce Depth Türkçe anlamı, Depth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Copiousness : Kelime dağarcığı geniş olma. Bolluk (çok olma). Çeşitleme. Bereket. Değişiklendirme, çeşitlendirme. Bereketlilik.

Exalted : Büyük. Yüce. Asil. Haşmetli. Yüceltilmiş. Coşkun. Övgü dolu. Soylu. Yüksek.

Affluence : Mebzul. Varlık. Refah. Çokluk. Servet. Zenginlik. Varsıllık.

Ocean : Derya. Okyanus denizi. Okyanus. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Anadeniz. Açık deniz.

Holes : Çukur. Duvar delikleri. Boşluk. Zor durum. İn. Kodes. Kovuk. Delik. Hücre. Yuva.

Extent : Boyut. Uzunluk. Kapsam. Büyüklük. Genişlik. Uzam. Derece. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Miktar. Alan.

Deeper : Şiddetli. Aşırı. Koyu. Dalgın. İçten. Ağır. Tok (ses). Karışık. Genişliğinde. Anlaşılmaz.

Grade : Yokuş. Aşama. Sınıflamak. Basamak. Derece. Düzeltmek. Pille. Puanlamak. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Derecelere ayırmak.

 

Cosmic : Geniş. Harika. Kozmoza ait. Kozmik. Sınırsız. Acunsal. Evrensel.

Depth synonyms : reconditeness, fundament, bonanza, consistency, bonanzas, abundance, profoundest, ampleness, broads, effusion, dodoism, abyss, bottom, bountifulness, bases, penetration, bodying, unconscious, background, intensiveness, offing, degree, omani, deepness, oman, hole, foot, profound, cornucopias, depths, profundity, cornucopia, breech.

Depth zıt anlamlı kelimeler, Depth kelime anlamı

Shallow : Sığlık. Sığ. Basit. Derin olmayan. Derine inmeyen. Sığlaşmak. Sığ yer. Dar. Üstünkörü. Yüzeysel.

Deep : Karmaşık. Koyuluk. Ciddi. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dip. Yoğun. Tok (ses). Deniz. Karışık. Derin.

Deepness : Derinlik. Boğukluk. Akıllılık. Koyuluk. Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Karanlık. Enginlik. Zeka.

Depth antonyms : superficiality, profundity.

Depth ingilizce tanımı, definition of Depth

Depth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Deepness. Perpendicular measurement downward from the surface, or horizontal measurement backward from the front. The perpendicular distance from the chord to the farthest point of an arched surface. The quality of being deep. The depth of a body of troops. As, the depth of a river.