Deeper türkçesi Deeper nedir
- Dalgın.
- Genişliğinde.
- İçten.
- Anlaşılmaz.
- Esrarlı.
- Karışık.
- Aşırı.
- Ağır.
- Derin.
- Şiddetli.
- Tok (ses).
- Keskin.
- Yürekten.
- Daha derin.
- Bilinçaltı.
- Pes.
- Koyu.
Deeper ile ilgili cümleler
English: As cultural exchange continued between the two countries, their mutual understanding became even deeper.
Turkish: İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.
English: Ali went deeper into the cave.
Turkish: Ali mağarada daha derine gitti.
English: The soul of man is larger than the sky and deeper than the ocean.
Turkish: İnsanın ruhu gökyüzünden daha büyük ve okyanustan daha derindir.
English: It's deeper than that.
Turkish: Bu ondan daha derin.
English: Writing is a deeper sleep than death.
Turkish: Yazmak ölümden daha derin bir uyku.
Deeper ingilizcede ne demek, Deeper nerede nasıl kullanılır?
Deepen : Koyulaştırmak. Koyuklaştırmak. Artmak. Derinleştirmek. Artırmak. Derinleşmek. Koyulaşmak. Koyulaştırmak (rengi). Şiddetlenmek. Derinletmek.
Deepened : Yoğunlaşmış. Koyulaştırmak. Derinleşmek. Artırmak. Artmak. Koyulaşmak. Şiddetlenmek. Derinleşmiş. Derinleştirmek.
Deepened the gulf between them : Aralarındaki uzaklaşmayı büyüttü. Aralarındaki görüş ayrılıklarını çoğalttı. Aralarındaki uçurumu derinleştirdi. Aralarında daha çok sorun yarattı.
Deepening : Derinleştirme veya çok derin yapma süreci. Derinleştirme. Dışgöçlerin, özellikle akarsu ve buzulların, geçtikleri yerleri aşındırma ve sürükleme yoluyla oyup derinleştirmesi. Kazma. Derinleşme. Derinleşme (meteor). Daha derin olma. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Oyma.
Deepens : Koyulaşmak. Derinleşmek. Koyulaştırmak (rengi). Artmak. Koyuklaştırmak. Şiddetlenmek. Derinletmek. Derinleştirmek. Artırmak. Koyulaştırmak.
Deepest : Keskin. Esrarlı. Ağır. Koyu. Anlaşılmaz. Karışık. Dalgın. İçten. Derin. Yürekten.
Capital deepening : Bir ekonomide çalışan kişi başına düşen sermaye miktarının artması, diğer bir deyişle işgücünün daha fazla sermaye malıyla donatılarak verimliliğinin artması. Sermayenin derinleşmesi. Sermaye derinleşmesi.
Deep breath : Derin nefes.
Glacial overdeepening : Aşırıoyma. Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.
Financial deepening : Mali derinleşme. Finansal derinleşme. Bankalar, taşınır değerler borsası ve sigorta şirketleri gibi finansal kurumların etkinliklerinin milli gelir içindeki payının göreli olarak artması, tasarrufları yatırımlara dönüştüren kanalların gelişmesi ve yaygınlaşması. krş. mali baskı.
İngilizce Deeper Türkçe anlamı, Deeper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deeper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cruelly : İnsafsızca. Melunca. Gaddarca. Aşırı bir şekilde. Zalimce. Son derece. Acımasızca.
Absentminded : Kafası karışmış (aklını kaçırmış). Şaşırmış. Boş kafalı.
Delphian : Delphi ile ilgili. Belirsiz. Çok anlamlı. Delphi ve kehanetine özgü. Anlaşılması güç. Antik delphi ve kehaneti ile ilgili.
Broody : Kuluçkaya yatmak isteyen. Kara kara düşünen. Kuluçka tavuk. Tavuğun yumurtalar üzerine yatarak onları ısıtması ve civciv çıkarma işi. Düşünceye dalan. Düşüncelere dalmış. Kuluçkaya yatma. Düşüncelere dalan.
Befogged : Kafası karışmış. Kafası dumanlanmış. Bulutla kaplı. Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Şaşırmış. Karışmış. Sisle kaplanmış.
Heartiest : Canlı. Zinde. Canlandırıcı. Sağlıklı. Bol. Candan. Dinç. Canlı ve dinç kimse.
At heart : Hakikatte. Doğrusu. Özünde. Kalpten. İç yüzünde. Kalben. Aslında. Esasında.
Cumbersome : Lenduha gibi. Taşınması zor. Biçimsiz. Havaleli. Hantal. Elverişsiz. Kullanışsız. Külfetli. Taşıması zor.
Checkered : Karelerle süslenmiş. İnişli çıkışlı. Değişik olaylarla dolu. Ekose. Baklavalı. Ekoseli. Kabarıntılı desenli. Damalı. Kareli.
Burnings : Yakış. Yakıcı. Yanan. Kızgın. Yanma. Yakma. Fırınlama. Mühim. Büyük.
Deeper synonyms : centennial state, mile high city, capital of colorado, rotund, sincere, absenting, across, assorted, inly, candid, heartfelt, fogged, confoundedly, acutest, unconscious, chiselled, sincerely, blacker, authentic, abstruse, blackest, astronomic, profound, befuddled, bold, profoundly, bona fide, crasser, condensed, chummy, blazing, clunky, softer.
Deeper zıt anlamlı kelimeler, Deeper kelime anlamı
Decelerate : Yavaşlamak. Hız kesmek. Hız azaltmak. Hızı azalmak. Yavaşlatmak.
Decrease : Azalma. Eksilme. Eksiltmek. Düşüş. Düşmek. İnişe geçmek. Azaltmak. Eksilmek. Düşüş göstermek. Küçültmek.
Shallow : Sığ yer. Sığlık. Dar. Derin olmayan. Üstünkörü. Yüzeysel. Sığ. Derine inmeyen. Düzlemek. Sığlaşmak.

Bu kısımda Deeper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deeper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deeper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deeper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.