Açık hava nedir, Açık hava ne demek

  • Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer
  • Bulutsuz hava.

"Açık hava" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Uçurtmalar biraz gök, açık hava ve rüzgâr ister." - A. Ş. Hisar

Açık hava anlamı, tanımı:

Açık hava müzesi : Açık havadan etkilenmeyecek etnografik eserlerin, evlerin, işlik vb. sivil yapıların sergilendiği bir bölgede kurulan üstü açık müze.

Açık hava sineması : Yazın veya iklimi elverişli yerlerde geceleri çalışan, üstü açık, yanları kapalı sinema.

Açık hava tiyatrosu : Yazın veya iklimi elverişli yerlerde geceleri çalışan, üstü açık, yanları kapalı tiyatro.

Hava : Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Keyif, âlem. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Gökyüzü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Müzik parçalarında tür. Çevreyi kuşatan boşluk. Çekicilik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.

Bahçe : Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri. Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer.

Park : Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark. Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.

 

Bulutsuz : Bulutu bulunmayan, açık, berrak.

Açık hava aydınlatması : Açık hava koşulları içinde ayrı bir aydınlatma yöntemi gerektiren aydınlatma. İşlik aydınlatmasının karşıtı.

Açık hava okulu : Çocukların, temiz havadan ve güneşten bol bol yararlanmalarını sağlamak amacıyla derslikleri ve öteki bölümleri özel olarak yapılmış ve donatılmış olan okul.

Açık hava oyun araçları : Çocukların açık havada oynadığı salıncak, tırmanma merdiveni, kaydırak, tünel ve kum havuzu gibi araçlar.

Açık hava öğretimi : Öğretim programlarında yer alan kimi derslerin ya da ders konularının derslik dışında açık havada işlenmesi.

Açık hava ile ilgili Cümleler

  • Ali açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.
  • Tom, açık hava sporlarına büyük ilgi duymuyor.
  • Bizim açık havada bir partimiz vardı.
  • Açık havada adayı buradan görebiliriz.
  • Açık hava marketinde taze ürün satılmaktadır.
  • Açık hava konseri yağmur yüzünden iptal oldu.
  • Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.
  • Bulutlu günlerde, uzaktaki sesleri açık havadakilerden daha iyi duyarsın.
  • Açık havada, Estonya kıyısı Helsinki'den görülebilir.
  • Yazın, açık hava sporlarını severiz.

Diğer dillerde Açık hava anlamı nedir?

İngilizce'de Açık hava ne demek? : n. outdoors, the open

Fransızca'da Açık hava : le grand air

Almanca'da Açık hava : frische Luft

Rusça'da Açık hava : n. пленэр (M)