Fair weather türkçesi Fair weather nedir

  • [#açık Açık hava]ya uygun.
  • Açık hava.
  • Açık iyi hava.
  • İyi hava.

Fair weather ile ilgili cümleler

English: After the rain, fair weather.
Turkish: Yağmurdan sonra, güzel hava.

English: After rain comes fair weather.
Turkish: Yağmurdan sonra açık hava gelir.

English: The sky promises fair weather.
Turkish: Gökyüzü güzel hava vaadediyor.

Fair weather ingilizcede ne demek, Fair weather nerede nasıl kullanılır?

Fair : Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Lunapark (gezici). Açık tenli. Sergili satak. Dürüst. Kermes. Kesmek. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Fuar. Çarşı.

Weather : Hava etkisine tutmak. Rengi solmak. Savuşturmak. Kötü havaya karşı dayanıklık göstermek. Rengini değiştirmek. Çatlatmak. Kurutmak. Havalandırmak. Güneş yağmur vb nedenlerle solmak veya aşınmak. Hava durumu.

Fair weather friend : Zor zamanlarda güvenilemeyecek arkadaşlar. İyi gün dostları. İyi gün dostu.

Fair weather friends : İyi gün dostları. Zor zamanlarda güvenilemeyecek arkadaşlar.

Fair amount : Adaletli miktar. Makul miktar. Adil ve hakkaniyetli ölçü. Ortalama miktar.

 

Fair and square : Haklı olarak. Tas tamam. Hakkaniyet ve dürüstlükle. Dürüst bir şekilde. Önyargısız bir şekilde. Objektif olarak. Dürüstçe. Adil ve doğru. Terbiyeli bir biçimde. Güzelce.

İngilizce Fair weather Türkçe anlamı, Fair weather eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fair weather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Out of doors : Dışarıda. Açık havada. Dışarıya.

The open : Açık deniz. Açıklık. Açık yer. Açık turnuva.

Open air : Açık. Açıkhava.

Hypaethral : Üstü açık. Damsız. Çatısız. Açık havada. Açık havada olan.

Alfresco : Açık havada yapılan. Açık havada.

Outdoors : Dışarıda. Dışarısı. Açık havada.

Outdoor : Açık havada. Dış. Dışarıda yapılan. Ev dışında. Açıkhava. Yapı dışı. Bina dışı. Dış mekan. Açık.

Fresh air : Temiz saf hava. Temiz hava. Taze hava. Kırsal bölge havası.

Open area : Açık alan. Kapalı olmayan alan. Açık yer.

Fine weather : Güzel hava.