Weather türkçesi Weather nedir
- Kötü havaya karşı dayanıklık göstermek.
- Hava etkisiyle değişmek.
- Çatlatmak.
- Havalandırmak.
- Güneş yağmur vb nedenlerle solmak veya aşınmak.
- Hava durumu.
- Yalpalamak.
- Hava etkisine tutmak.
- Savuşturmak.
- Rengi solmak.
- Rengini değiştirmek.
- Kurutmak.
- Hava.
Weather ile ilgili cümleler
English: According to the weather forecast it is going to snow tomorrow.
Turkish: Hava tahmin raporuna göre, yarın kar yağacak.
English: According to the weather forecast, it is going to rain tomorrow.
Turkish: Hava tahminine göre yarın yağmur yağacak.
English: According to climatologists, from tomorrow on the weather will be very hot.
Turkish: İklimbilimcilerine göre, yarından itibaren hava çok sıcak olacak.
English: A long spell of rainy weather is harmful to plants.
Turkish: Uzun süreli yağışlı hava bitkiler için kötüdür.
English: "Why didn't you bring an umbrella?" "It was such good weather this morning!"
Turkish: "Neden şemsiyeni getirmedin?" "Bu sabah böyle iyi hava vardı!"
Weather ingilizcede ne demek, Weather nerede nasıl kullanılır?
Weather a storm : Fırtınaya karşı koymak.
Weather balloon : Hava gözlem balonu. Meteoroloji balonu.
Weather beam : Bir geminin rüzgara bakan tarafı.
Weather beaten : Fırtınayla hırpalanmış. Yanık (cilt). Fırtına yemiş. Sertleşmiş. Kötü havadan etkilenmiş.
Weather bound : Limanda mahsur kalmış. Denize açılamamış.
Weather box : Hava evi. Hava gözlem evi. Ev şekline benzeyen ve atmosferdeki değişiklikleri belirtmek için küçük imajlar gösteren mekanik cihaz. Hava kutusu. Hava durumu kutucuğu.
Weather conditions : Hava durumu. Hava koşulları. Meteorolojik durum. Hava şartları.
Weather forecast : Hava durumu (hava tahmini). Hava tahmin raporu. Hava durumu. Hava tahmini. Yakın gelecek için havanın nasıl olacağını bulma. Havadurumu (hava tahmini). Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Hava kestirmesi. Havabilgisi alanında çeşitli araç ve aygıtlardan yararlanılarak yapılan incelemeler sonunda, yalnız bulunulan yerde değil, geniş bir bölgede gelecek gün ya da günlerdeki hava, koşullarının belirlenmesi. Hava raporu.
Weather chart : Meteorolojik harita. Hava haritası. Hava durumu haritası.
Weather eye : Hava değişikliğini sezme yeteneği.
İngilizce Weather Türkçe anlamı, Weather eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Weather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aerate : Solunum yoluyla kanı oksijen ile birleştirmek. Havayla doyurma. Sıvıyı havayla doyurma. İçine tenek karıştırmak. Havalanma. Teneklendirmek. Gaz doldurmak. Havayla temas ettirmek. Hava vermek.
Faltered : Gücünü kaybetmek. Sersem sersem yürümek. Duraksamak. Bocalamak. Titremek (ses). Duraklamak. Düşmek. Tereddüd etmek. Sendelemek.
Downfall : Ani yağış. Yağış. İnkıraz. Yıkılma. Boşanma (yağmur). Düşme. Yıkılış. Düşüş. Mahv. Çökme.
Blights : Kötü etkilemek. Suya düşürmek. Kavurmak. Keşmekeş (argo terim). Yıkım. Afet. Mahvetmek. Felaket. Soldurmak. Çürümek.
Paler : Uçuk. Sarı. Açık. Solmak. Soldurmak. Kazık çakmak. Rengi atmak. Sarartmak. Benzi atmış. Soluk.
Weather condition : Havadurumu.
Avoided : Kaçınmak. İptal etmek. Sakınmak. Korunmak. Uzak durmak. Önlemek.
Bakes : Fırınlamak. Çok terlemek. Fırında pişirmek. Pişmek. Kavurmak.
Dehydrate : Suyunu çıkarmak. Su kaybetmek. Dehidrate etmek. Dehidre etmek. Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek. Suyunu almak. Suyunu gidermek.
Fanned : Yelpaze şeklinde açılmak. Yayılmak. Yelpazelenmek. Tahıl savurmak. Tahrik etmek. Hava vermek. Esmek. Körüklemek. Alevlendirmek.
Weather synonyms : good weather, hot weather, inclementness, atmospheres, cracks, reeled, ambiance, aerial, aired, aerates, rifting, fanning, beath, aethers, give something an airing, bake, aromas, lurch, careened, wind, avoids, atmospheric condition, aroma, circumambulated, airs, buying off, dehumidifying, vent, fade, upwind, dehumidifies, falter, dehydrates.
Weather zıt anlamlı kelimeler, Weather kelime anlamı
Bad weather : Açık hava faaliyetleri için uygun olmayan hava. Kötü hava şartları. Sertlik. Kötü hava koşulları. Sert ve ağır hava. Kötü hava. Çepel. Soğukluk.
Leeward : Rüzgaraltı yönü. Rüzgaraltı tarafına doğru. Rüzgaraltına ait. Rüzgaraltına doğru. Rüzgaraltı. Boca yönüne. Rüzgar altı. Rüzgarın yönünde. Rüzgar altına.
Weather antonyms : good weather.
Weather ingilizce tanımı, definition of Weather
Weather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cold weather. As, warm weather. Being toward the wind, or windward opposed to lee. Dry weather, etc. To suffer meteorological influences. To suffer waste by weather. Wet weather. Sometimes, to wear away, or alter, under atmospheric influences. To season by exposure to air. To air. Meteorological condition of the atmosphere. To expose to the air. To undergo or endure the action of the atmosphere. As, weather bow, weather braces, weather gauge, weather lifts, weather quarter, weather shrouds, etc. The state of the air or atmosphere with respect to heat or cold, wetness or dryness, calm or storm, clearness or cloudiness, or any other meteorological phenomena.

Bu kısımda Weather kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Weather ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Weather anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Weather ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.