Aerate türkçesi Aerate nedir

  • Havayla doyurma.
  • Hava vermek.
  • İçine tenek karıştırmak.
  • Havayla temas ettirmek.
  • Sıvıyı havayla doyurma.
  • [#havalandırma Havalandırmak].
  • Teneklendirmek.
  • Havalanma.
  • Solunum yoluyla kanı oksijen ile birleştirmek.
  • Gaz doldurmak.

Aerate ingilizcede ne demek, Aerate nerede nasıl kullanılır?

De aerate : Havasını değiştirmek. Havalandırmak.

Aerated : Havalandırılmış. Havalandırılan. Havagazı ile doldurulmuş. İçine hava katılmış. Aşırı heyecanlı.

Aerated bath nitriding : Havalandırmalı yunakta nitrürleme.

Aerated water : Karbonik asit gazı ile doymuş su. Gazlı su.

Aerates : Havalanma. Gaz doldurmak. Havayla doyurma. Havalandırmak. Hava vermek. Havayla temas ettirmek. Solunum yoluyla kanı oksijen ile birleştirmek. Sıvıyı havayla doyurma.

Aerating : Hava vermek. Havalandırma. Havalandırmak. Gaz doldurmak. Teneklendirme.

Aerator : Havalandırıcı aygıt. Teneklendirici. Perlatör. Havalandırıcı.

Aerating tube : Havalandırma borusu.

Aeration tank : Havalandırma tankı. Havalandırma havuzu.

Aerating tank : Havalandırma havuzu. Havalandırma galerisi. Pissuya bol havanın karıştırıldığı havuz.

İngilizce Aerate Türkçe anlamı, Aerate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aerate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change : Değişikliğe gitmek. Üzerini değişmek. Takas etmek. Para bütünlemek. Değişim. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişmek. Haline gelmek. Ufak para. Tebdil etmek.

 

Blow : Çiçek açmak. Esmek. Çarçur etmek (argo terim). Harcamak. Solumak. Kaçmak. Uçurmak. Körüklemek. Kaçırmak (fırsat). Çiçeklenmek.

Aerify : Hava ile birleştirmek. Gaz haline getirme. Hava ile temas etmek. Hava ile doldurmak. Hava veya gaz haline dönüştürmek. Gaz haline getirmek.

Vent : Belli etmek. Havalık. Havaiık. Açığa vurmak. Göstermek. Havalandırma yapmak. Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için). Hava almaya çıkmak. Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru.

Alter : Başkalaştırmak. Hadım etmek. Başkalaşmak. Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek. Değişmek. Değişim geçirmek. Evirmek. Değişiklik yapmak.

Clear the air : Havayı temizlemek. Olanları açığa kavuşturmak. Atmosferi arındırmak. Sis bulutunu dağıtmak. Şüpheleri gidermek. Temiz hava. Sürtüşmeyi gidermek. Gerginliği gidermek. Havayı yumuşatmak.

Air condition : Klimatize etmek. İklimlendirmek. Hava-düzenleyici. Klima. Bir odada veya binada nemi ve dereceyi soğutmak ve kontrol etmek. İklimlendirici. Klima sistemi kurmak. Teneği temizlemek. Havayı temizlemek.

Oxygenate : Oksijenat. Oksijen vermek. Oksijen katmak.

Insufflate : Üzerine üflemek. Üflemek. İçine üflemek. İçine vermek (gaz).

Activate : Başlatmak. Harekete geçirmek. Devreye sokmak. Etkin hale getirmek. Etkinleştirmek. Aktive olmak. Hareketlendirmek. Aktive etmek. Çalıştırmak.

Aerate synonyms : oxygenise, ventilation, liftoff, ventilate, process, airings, aired, aerations, takeoff, tone, toned, liftoffs, ventilates, fan, aerating, takeoffs, give something an airing, let some fresh air into, fanned, give tone to, modify, de aerate, fanning, oxygenize, ventilated, aerates, treat, vented, air, airing, aeration.