Insufflate türkçesi Insufflate nedir

  • İçine üflemek.
  • Hava vermek.
  • Üzerine üflemek.
  • Üflemek.
  • İçine vermek (gaz).

Insufflate ingilizcede ne demek, Insufflate nerede nasıl kullanılır?

Insufflation : Hava verme. Üfleme. İnsuflasyon. İçine gaz verme. İçine üfleme. Üzerine üfleme.

Insufflator : Hava şırıngası. İnsuflatör. Püskürteç. Gaz püskürteci. Üflemeyici.

Insufferable : Tahammül edilemez (davranış). Çekilmez. Kendini beğenmiş. Katlanılmaz. Kabul edilemez (davranış). Dayanılmaz. (davranış) katlanılmaz.

Insufferably : Kendini beğenmiş bir halde. Dayanılmaz bir şekilde.

Insufficiencies : İnsufisans. Eksiklik duygusu. Eksiklik. Yetmezlik. Yetersizlik.

Insufficient privilege : Yetersiz öncelik.

Insufficiency : Eksiklik duygusu. Eksiklik. İnsufisiens. İnsufisans. Yetmezlik. Yetersizlik.

Insufficient memory : Yetersiz bellek.

Insufficient observation : Yetersiz gözlem.

Insufficient : Eksik. Kıt. Yetersiz. Kifayetsiz. Az. Ehliyetsiz. Yeterli olmayan. Yeterli değil.

İngilizce Insufflate Türkçe anlamı, Insufflate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insufflate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puff : İçine çekmek. Püflemek. Tüttürmek. Öve öve bitirememek. Tellendirmek. Övmek. Puflamak. Soluğu tükenmek. Kabarmak. Soluğunu kesmek.

 

Administer : Verdirmek. Hizmet etmek. Sağlamak. Uygulamak. Tatbik etmek. Tedvir etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). İcra etmek. Ettirmek. Tayin etmek.

Ventilates : Havalandırmak. Açığa vurmak. Açıkça tartışmak. İfade etmek. Belirtmek. Oksijen vermek. Taze hava vermek.

Aerates : Solunum yoluyla kanı oksijen ile birleştirmek. Havalandırmak. Havayla temas ettirmek. Havalanma. Havayla doyurma. Sıvıyı havayla doyurma. Gaz doldurmak.

Whiffle : Esmek. Islık sesi çıkarmak.

Aerating : Havalandırmak. Havalandırma. Gaz doldurmak. Teneklendirme.

Whiffled : Islık sesi çıkarmak. Esmek.

Blow : Solumak. Yelpazelemek. Su fışkırtmak (balina). Kaçmak. Esmek. Atmak (sigorta). Darbe. Küfretmek. Uçurmak. Körüklemek.

Whiff : Esinti. Nefes. Koku dalgası. Hafif esinti. Kötü kokutmak. Kötü kokmak. İma. Koku. Koklamak.

Blows : Çıkmak. Blow (üflemek). Tomurcuk açmak. Nefes vermek. Patlatmak. Şişirmek. Dalgalanmak. Patlamak. Dalgalandırmak.

Insufflate synonyms : blew, fanning, puff out, fan, whiffles, breathe upon, blow upon, tone, puffs, whiffed, give tone to, ventilate, aerate, toned, whiffing, blow out, fanned.

Insufflate ingilizce tanımı, definition of Insufflate

Insufflate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To blow upon. To use insufflation upon. To breath upon or into.