Ventilates türkçesi Ventilates nedir

Ventilates ingilizcede ne demek, Ventilates nerede nasıl kullanılır?

Ventilate : Havalandırmak. Belirtmek. Oksijen vermek. Açıkça tartışmak. Taze hava vermek. İfade etmek. Hava vermek. Açığa vurmak.

Ventilated : Havalandırılmış. Havalandırmak. Oksijen vermek. Havalandırılan. Havalandırma sistemi. Açıkça tartışmak. Belirtmek. Açığa vurmak.

Hyperventilated : Hızlıca ve derince nefes almak (tıp veya medikal terimi).

Unventilated : Temiz havsı olmayan. Havalandırılmamış. Vantilatörsüz. Temiz havasız. Bir şey için ifade edilmemiş. Havasız. Havalandırmasız.

Ventilating : Havalandırma.

Ventilating fan : Vantilatör.

Ventilating shaft : Havalandırma kuyusu. Havalandırma tertibatı deliği.

Ventilating current : Havalandırma akımı.

Ventilation opening : Havalandırma deliği.

Ventilation : İşliklerde, düzlüklerde, sinema salonlarında kirli havayı atıp yerine temiz hava sağlama. korunaklarda filmin çabuk bozulmasını önlemek amacıyla aynı işin yapılması. büyük göstericilerde güçlü ışık kaynağının çıkardığı yüksek ısıyı ve zararlı gazları önlemek amacıyla sürekli olarak hava verme. Kapalı bir yerin havasını değiştirerek yenileme. Hava verme. Belirtme. Dahili hava dolaşımı. Açığa vurma. Açıkça tartışma. Vantilasyon. Ventilasyon. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Ventilates Türkçe anlamı, Ventilates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ventilates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amount : Nicelik. Meblağ. Tutar. Toplam. Miktar. Olmak. Anlamına gelmek. Etmek. Toplama ulaşmak. Değer.

Bare : Açığa çıkartmak. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek. Boş. Çıplak. Açmak. Yalın. Soymak. Tamtakır. Süssüz.

Aerates : Havalanma. Sıvıyı havayla doyurma. Solunum yoluyla kanı oksijen ile birleştirmek. Gaz doldurmak. Havayla temas ettirmek. Havayla doyurma.

Defining : Tarif etmek. Tamlayan. Tanımlayan. Belirlemek. Açıklayan. Tanımlama. Tanımlamak.

Be enunciative of : Anlatmak.

Bares : Soymak. Açık. Açmak. Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Çıkarmak. Açılmak.

Vented : Bacalı. Hava almaya çıkmak. Havalandırılmış. Delik açmak. Çıkarmak. Belli etmek.

Denote : Göstermek. Simgelemek. İşaret etmek. Adı olmak. Anlamına gelmek. Delalet etmek. İşareti olmak. Göstermek (belirtmek vb).

Betray : Kötüye kullanmak. Aldatmak. Ele vermek. Hiyanet etmek. Hıyanet etmek. Yanlış yola sevk etmek. İhanet etmek. Ağzından kaçırmak. Hainlik etmek.

Breathed : Fısıldamak. Nefes almak. Solumak. Nefes alıp vermek. Esmek.

Ventilates synonyms : air out, amounted, divulge, blabs, amounting, insufflate, brought out, toned, betraying, let some fresh air into, breathes, convey, denotes, oxygenate, betrays, deliver oneself of, vent, connoted, circulate, give something an airing, breathe, aerate, discloses, ventilate, blab, blabbing, embodies, fanning, define, denoted, freshen, blow, refresh.

Ventilates zıt anlamlı kelimeler, Ventilates kelime anlamı

Unventilated : Havalandırmasız. Temiz havsı olmayan. Bir şey için ifade edilmemiş. Havasız. Vantilatörsüz. Temiz havasız. Havalandırılmamış.