Ventilating türkçesi Ventilating nedir

Ventilating ile ilgili cümleler

English: Ali seems to be hyperventilating.
Turkish: Ali aşırı heyecanlanıyor gibi görünüyor.

English: Ali's hyperventilating.
Turkish: Ali hızlı ve derin nefes alıyor.

Ventilating ingilizcede ne demek, Ventilating nerede nasıl kullanılır?

Ventilating brick : Delikli cam tuğla. Delikli tuğla.

Ventilating current : Havalandırma akımı.

Ventilating fan : Vantilatör.

Ventilating shaft : Havalandırma kuyusu. Havalandırma tertibatı deliği.

Ventilating system : Havalandırma sistemi.

Ventilative : Havalandırmaya ait.

Ventilation : Açığa vurma. Vantilasyon. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kapalı bir yerdeki hava veya gazın temizlenmesi, yer değiştirmesi. Havalandırma. Havalanma. Ventilasyon. İşliklerde, düzlüklerde, sinema salonlarında kirli havayı atıp yerine temiz hava sağlama. korunaklarda filmin çabuk bozulmasını önlemek amacıyla aynı işin yapılması. büyük göstericilerde güçlü ışık kaynağının çıkardığı yüksek ısıyı ve zararlı gazları önlemek amacıyla sürekli olarak hava verme. Hava verme. Açıkça tartışma.

Ventilation system : Havalandırma sistemi.

Ventilation window : Havalandırma penceresi.

Upcast ventilating shaft : Hava çıkış kuyusu.

 

İngilizce Ventilating Türkçe anlamı, Ventilating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ventilating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ventilation system : Havalandırma sistemi.

Blowers : Telefon. Üfleyici. Körük. Vantilatör.

Airing : Havalanma. Açık etme. Havalandırma işlemi. Hava alma. Havaya gösterme. Gezinti. Açığa vurma. Ortaya dökme.

Fanners : Vantilatör. Üfleç.

Breathers : Mola. Güçlükle nefes alan kimse. Hava borusu. Ara. Havalandırıcı. Kartel havalandırma. Hava deliği. Paydos.

Ventilation shaft : Havalandırma şaftı. Havalandırma şafti. Havalandırma bacası. Havalandırma kuyusu.

Ventilation : Hava verme. Açıkça tartışma. Havalanma. Ventilasyon. Vantilasyon. Kapalı bir yerdeki hava veya gazın temizlenmesi, yer değiştirmesi. Dahili hava dolaşımı. Kapalı bir yerin havasını değiştirerek yenileme. Açığa vurma.

Aspiration : İştiyak. Arzu. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Can atma. Soluklu okuma. Emme. Tutku. Aspirasyon. Özlem.

Aspirations : Can atma. Arzu. İştiyak. Nefes alma. İstek. Özlem. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Soluklu okuma. Emme.

Air conditioning : Klima. Klima tesisatı. Yapıda istenilen iklim koşullarını yaratan döşem. İklimleme. Binitlerde sıcaklık, nem ve temiz hava sağlamaya yarayan aygıtsal işlem. Teneklendirme. Isıdüzenleme. Klimatizasyon. Bir yapının, konutun belli bir bölümünün, gereğinden çok soğuk ya da sıcak olması durumunda, ısının, özel gereçlerle, doğal ölçülere indirilmesi ya da çıkarılması.

Ventilating synonyms : mechanical system, fanner, aeration, breather, improvement, ventilator, aerations, aerating, blower, ventilating system, airings.

 

Ventilating zıt anlamlı kelimeler, Ventilating kelime anlamı

Hypopnea : Hipopne. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Hipopnö. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi.

Hyperpnea : Hiperöpne. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hızlıca soluma. Hiperpne. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hlperpne. Hızlı ve derin nefes alma. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi). Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu.